Travesti modelleri görmek için DNS Değiştir

Buradaki tüm modelleri görmek için şehirlere tıkla

Afyon travestileri, ankara travestileri, Antalya travestileri, arkadaş, Balıkesir travestileri, bodrum travesti, Bursa travestileri, empati, Genel, istanbul travestileri, İzmir travestileri, Kars travestileri, Kayseri travestileri, marmaris travestileri, travesti, travesti haber, travesti kuşadası, travesti siteleri kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | 1 yorum

Sitemiz TAŞINMIŞTIR www.travestiiclalinsiteleri.com

Sitemiz TAŞINMIŞTIR 

travesti siteleri zaman zaman link değiştire biliyor bu durumda yeni web sitelerimizi travesti iclalin sitesi (tıkla), isimli sitemiz den görebilirsiniz ya da Google’ye travesti iclalin sitesi yazarak yeni sitelerimizi orada görebilirsiniz. travesti iclal önceden Ankara travestileri arasında olan, daha sonraları ise İstanbul da yaşamaya başlayan, şimdilerde ise hayatının bazı zamanlarını yurt dışında, bazen de kara denizin bir bölgesin de geçiren makalisyen bir kişidir. tasarımla ve kodlama üzerine kendini geliştirmiş, kendine ait web siteleri ile travesti arkadaşlarımızı desteklemeye çalışan, normal yaşam süren bir arkadaşımızdır. Meraklılarına duyrulur.

Genel kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Son gelmeden

ölüm

Hiç kimse kendisini bekleyen sonu düşünerek yaşamaz hatta ölüm aklımızın ucundan bile geçmez. O gün geldiğinde zenginliğiniz, hıncınız kininiz, öfkeleriniz, hayal kırıklarınız, umutlarınız, tutkularınız, planlarınız ve yapmak istediklerinizin hiçbir önemi kalmayacak. Yaşadığımız günlerin güzel geçmesi değil mi önemli olan nasıl olsa hepimizin gideceği yer aynıysa neden bu kadar kasıyoruz ki kendimizi bırak akışına yaşa gitsin. Önemli olan, doğruluk, dürüstlük, merhamet, fedakarlık ve cesaretle atmış olduğumuz her adımla, başka yaşamları zenginleştirmiş olmanızdır. Kimlerin hayatına dokunduk yaşarken neler kattık insanlara ya da zarar verdik mi karıncaya ayağımıza takılan taşa hınç duyduk mu işte bütün mesele bu ve biz insan olmaya geldik. Önemli olan hayattan ne aldığımız değil ona ne verdiğimizdir. İyi insan olmak herkesin mayasında var da ne zaman kötü olmayı seçmiştik. Önemli olan, diğer insanları yüreklendiren, onların sizi takip etmesini sağlayan örnek bir insan olmaktır. Önemli olan kaç kişi tanıdığınız değil, siz gittiğinizde ebedi bir yoksunluk hissedecek olan insanların sayısıdır. Arkanızdan hayırla dua edecek bir tek kişi bile yoksa kendinizi yeniden ele alıp değerlendirmenin zamanı gelmiş geçiyor demektir iyi yad edilmek iyi şeyler yapmakla mümkün yada ne bileyim arkanızdan küfür ettirecek şeyler yapmamakta olabilir. Benim hayatımda hep gülen gözleri ile hatırlayacağım çok insan gelip geçti ama hepsinden ayrı tuttuğum Bodrum travestilerinden bir dostum her andığımda arkanızdan iyi ki, onu tanımışım dediğim unutulmaz dostum sağ olasın nur olasın iyi ki seninle kesişen bir hayatı yaşadım. Benim arkamdan da böyle diyenler olsun diye nelerden vazgeçtim umarım anlaşılmış ve kıymetlenmişimdir değilse de canları sağ olsunlar. Önemli olan, hatıralarınız değil, sizi sevenlerin kalbinde yaşayacak olan hatıralarınızdır. Önemli olan, ne kadar uzun süre hatırlanacağınız değil, kimler tarafından ne şekilde hatırlanacağınızdır. Önemli bir hayat yaşamak rastlantıyla olmaz. Önemli olan, koşullar değil, seçimlerinizdir. Önemli bir hayat yaşamayı seçmenizi diliyorum. Kim olduğunuzu unutmadan nereden geldiğinizi hep hatırlayarak kısacası insan olarak geldiğiniz dünyadan insan olarak ayrılmanızı temenni ediyorum. Son gelmeden yapılacaklar listesini tekrar gözden geçirelim sevgilerimle İclal.

bodrum travesti, Genel, ölüm, travesti, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Empati

Herkes kendi doğru bildiğin arkasında durmaktan zevk alır başkalarını dinlemekten onları anlamaktan kaçınır. Oysa bazen doğru bildiğimiz gerçekler bile bir diğerinin penceresinden farklı görünebilir. Penceremizin temiz olduğundan emin değilsek empati kurmayı denemeliyiz. Herkes kendi penceresinden bakar. Gördüğünün ya da bildiğinin doğruluğuna inanır. Birçok insan bu yüzden mutsuzdur. Hiç kimse beni anlamaz der durur. Empati, bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamasıdır. Empati sayesinde insan ilişkileri gelişir. İnsanlar arasındaki kavgalar azalır ve zamanla yok olur. aile içi empati ise aile bireylerinin karşısındaki insanı kendi yerine koymasıdır. Bu sayede bireyler karşındakinin ne tepki vereceğini bilir ve ona göre davranır. Bir keresinde bir arkadaşım Balıkesir travestilerinden Melis’e doğum gününde ona kendisinin en sevdiği kitabı almıştı; ama kitap uçuk bir bilim kurgu kitabıydı ve kızın uçuk kaçık bilim kurgu romanlarından hiç hoşlanmadığını hepimiz biliyorduk. Ona onun seveceği bir kitap hediye etmek bir empati örneği olurdu. Bu Anneler Günü’nde kadınlara mutfak ya da ev aleti almak gibi:  “Bak anne, sana elektrikli süpürge/mutfak robotu/ tost makinesi aldık, sevinç gözyaşlarını sil de bize çift kaşarlı bir tost yapıver!”.  “Senin kadın olarak geleneksel rolün ev işi yapmak ve bize hizmet etmek” anlamına gelebilecek böyle bir hediye, her zaman kadının duygularına hitap eden, onun isteklerini ön plana koyan “empatik” bir hediye olmayabilir. Duygusal zeka dediğimiz kavramın bir ayağını oluşturan empati, 21. yüzyılın en kritik becerilerinden biri olarak gösteriliyor ve gerek özel hayatta gerek iş hayatında “iyi ile müthiş” arasındaki farkı yaratan yetenek olduğunun altı çiziliyor. Biri ile tartışırken veya fikir alış verişinde bulunurken, empati yapabilmeli ve kendimizi karşı tarafın yerine koyup onun bakış açısı ile de olaylara bakabilmeliyiz. Böylece karşı tarafı rahatlıkla anlayabiliriz. İnsanın kendisiyle çok fazla meşgul olması empatiyi öldüren bir durum. Aslında kişi için de zararlı, çünkü dünyanın bütün sorunu kendi sorunlarından ibaretmiş gibi görüp gereğinden fazla endişe ve acı çekebilir. Sadece kendimize değil de başkalarının da problemlerine odaklandığımızda, sorun ettiğimiz şeylerin aslında o kadar da sorun olmadığını keşfedebiliriz, bu da hayata karşı daha güçlü durmamızı, daha geniş bir açıdan bakmamızı ve daha faydalı işler yapmamızı sağlayabilir. Empati duygunuz daim olsun sevgiler İclal.

Balıkesir travestileri, empati, Genel, İclal, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kan şekerin yükseliyorsa

Ramazan Bayramı geldi geçti siz de benim gibi tatlıyı şekeri fazla kaçırmış olabilirsiniz. Aman kan şekeriniz yükselmesin kilo artışları kan şekerinin düzensizliğinde oldukça artıyor. Bütün sene uğraşıp fit bir vücut yaptıktan sonra kilo almayı hiçbir travesti kardeşim istemez özellikle de Ankara travestilerinden Bade spor yapmaktan canı çıktı kızın umarım tatlıyı fazla kaçırmamıştır. Neyse gelelim kan şekerine kan şekerinin dalgalanması sonucunda da; terleme, sinirlilik, titreme, güçsüzlük, aşırı açlık, mide bulantısı, baş ağrısı, baş dönmesi, bulanık görme, endişeli hissetme ve kalp atım hızında artış gibi belirtiler görülebiliyor. Kan şekerini dengede tutabilmek için Sabahları kalkar kalkmaz, kabuk tarçın ve limon eklenmiş 2 su bardağı ılık su için. Böylece hem ihtiyacınız olan sıvı desteğine katkı bulunur, hem de tarçın sayesinde kan şekeri dengesini sağlamış olursunuz. Limon bilinenin aksine suyu bazik bir hale getirdiği için vücuttaki asitleri temizlemeye yardımcı oluyor. Günlük on -on iki bardak su tüketmeyi de ihmal etmeyin. Sabah kahvaltı öğününü atlamayın. Kahvaltılarınız her besin grubunu içerir nitelikte olsa da bal, reçel, marmelat gibi şekerli gruptan ve açma poğaça gibi hamur işlerinden uzak durmalısınız. Çünkü bu tarz besinler hızla glikoza çevrilip kan şekerini yükseltiyor. Bunların yerine esmer ekmek, az yağlı ve tuzlu peynir çeşitleri, yumurta, tuzsuz zeytin, domates, salatalık ve mevsim yeşillikleri tüketmeye özen gösterin. Şerbetli tatlılara dikkat edin. Hamurlu veya şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıları tercih etmeniz daha doğru bir yaklaşım olacaktır. İlla şerbetli tatlı yiyecekseniz 2 adet baklavayı geçmesin. Hem öğlen hem akşam öğününde tatlı kesinlikle tüketmeyin. Tatlıları öğünlerden hemen sonra yememeye de özen gösterin. Çünkü yemek sonrasında vücudun insülin seviyesi çok yükseliyor. İnsülin şeker moleküllerinin yağa dönüşümünü sağlıyor. O yüzden yemek sonrası mümkünse bir süre şekerli şeyler yemeyin. Aslında ben yıllardır tatlının yemekten önce yenmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü bir dilim tatlı yemek öncesi hem mideyi doldurur daha az yemenizi sağlar hem de aç karnına daha az zarar verir. Avrupalılar tatlıyı hep yemek öncesi tüketiyorlar doğrusu bu olsa gerek. Kilo almak istemiyorsanız zaten fazlaya kaçmazsınız bir dilim tamam mı afiyet olsun canlarım sevgiler İclal.

ankara travestileri, Genel kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Mutlu günlere günaydın

Mutlu, başarılı, insan ilişkilerinde doyurucu bir güne merhaba demek için bazı yöntemleri yaşama geçirmeniz gerekiyor. İşte mutlu bir gün için size bazı önemli sırlar umarım uygulamaya cesaret edersiniz. Öncelikle sabahları uyandığınızda kendinize gülümseyin hatta tatlı bir söz de söyleyin üstüne kimse size kendi kendine konuşan gülen deli demeyecektir merak etmeyin. Her gün kendiniz için olumlu onaylamalarla uyanmayı alışkanlık haline getirmeye gayret gösterin. Örneğin şöyle söyleyebilirsiniz: “Bugünüm aydın olsun. Bugün evrenin bana vereceği tüm güzel mucizeleri kabul ediyorum.” Mucizeler kendiliğinde gelişigüzel falan oluşmaz onu çağırmak gerekir. Pencerenin önüne gelin ve dışarıya nefes alıp vermeye başlayın. Bu nefes egzersizlerini, nefesinizi izleyerek gerçekleştirin. Bunu birkaç kez tekrarlayın. Mutluluk, mutlu olmayı istemekle başlar.Sabahleyin eğer kendinizi çok ağır ve hareket edemeyecek kadar yorgun hissediyorsanız mutlaka egzersizle başlayın güne. Ya da enerjinizi sağlamak için bol vitaminli bir kahvaltı hazırlayın. Güne enerjik başlarsanız bütün gün öyle geçer. Bunu için şu sözü aklınızdan geçirin : “Hiç kimse içindeki coşkuyu kaybetmiş bir insan kadar yaşlı olamaz!”Beş veya on dakika denizi ya da yeşil bir alanı seyredin.  Tabi İstanbul travestileri için bu dediğim biraz zor çünkü etrafta bakacak yeşil alan kalmamış. Deprem olursa sığınalım diye bırakılan alanlara bile imara açılmış her yer AVM olmuş. Yazık çok yazıl. Ben onlara varsa bir balkonları saksılarda çiçek yetiştirmelerini öneriyorum böylece kendi yeşilliklerini elde etmiş olurlar. Bu ortamda varlığınızı fark edin. Sahip olduklarınız için evrene (örneğin sevdiğiniz işte çalıştığınız için ya da sağlıklı olduğunuzdan dolayı) teşekkür edin. Her şeyle ama her şeyle bağ kurmaya çalışın; çiçekle, ağaçla, hayvanlarla, cansız varlıklarla. Onlarla aranızdaki bağ günü mutlu geçirmeniz için size enerji sağlayacaktır. Örneğin işe giderken yolunuzun kenarındaki çiçekleri mutlaka görün. Varlıklarından dolayı mutlu olduğunuzu düşünün. Çiçeklerle kurulan bağ çok önemlidir. Yaşam bize bizim ona sunduğumuz kadar artı (+) veya eksi (-) frekans sunar. Siz artıları alıp yolunuza devam edin. Mutluluk sanıldığı kadar uzak değil içinizde aramasını bilin yeter. Sevgiler İclal.

Genel, İclal, istanbul travestileri kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Eşcinsellik bir hastalık değildir

Eşcinsellere karşı kabul etmiyorum tarzı bir durumunuz varsa lütfen bu yazıyı okuyun yaşanmış gerçek bir hikaye ve bir ailenin anlattıkları karşısında hayretler içinde kalacaksınız. Öncelikle eşcinsellik bir tercih değildir bir insanlık halidir mavi gözlü doğmak gibi mesela hiç kimse sizden doğuştan gelen bir özelliğinizi terk etmenizi bekleyemez. Hadi şimdi bu aileye bir kulak verelim ve onların travesti çocuklarını nasıl kabullendiklerini görün.Eşcinsellik tarih boyunca dönem dönem kabul edilmiş. Hatta zaman zaman yukarılara çıkarılmış, taşınmış, kutsanmış, zaman zaman da aşağılanmış, çok kötü bir şekilde de tedavilere maruz kalmış. Toplumdan itilmişler. Dünyada 1973 yılında ilk kez psikolog ve psikiyatr dernekleri bunu bir hastalık listesinden çıkardı. 1990 yılında da Dünya Sağlık Örgütü hastalık listesinden çıkardı. Yani onun için bu homofobik düşünceler bir yerde doğal.Bu yüzden insanların önce bunun bir varoluş biçimi olduğunu bilmeleri lazım. Sadece kendi çocuğu üzerinden değil. Çocuğunun okuldaki arkadaşı, komşusunun çocuğu olabilir. Bu, insanlara nasıl davranacağımız açısından da önemli. Bu özenti değil, yetiştirme tarzından kaynaklanan bir şey değil. O zaman olduğu gibi kabullenmemiz lazım. Mesela toplumda mavi gözlüler azınlıktır, onlara bir beğeni duyarız. Diyelim ki mavi gözün çok kötü olarak algılandığı bir toplum olsaydık onları öldürecek miydik? Belki onlar lens takacaklardı mavi gözleri belli olmasın diye. Ama yapacak bir şeyimiz yok. Öyle doğmuşlar. İnsanlar bir paket halinde dünyaya geliyorlar ve o paketi değiştirmek elimizde değil. Cinsiyet kimliğimiz, cinsel yönelimimiz ve genlerimizde getirdiğimiz şeyler var. Bizim elimizde olmayan şekilde bu dünyaya geliyoruz. O zaman çocuğumuz eşcinsel olabilir, transseksüel olabilir. Bir kere onu hasta gözüyle ya da itilip atılacak bir gözle görmememiz gerekiyor. Olduğu gibi kabul edip, bu konuda ailenin kendisini bilinçlendirmesini ve çocuğunu sevdiğini mutlaka belli etmesi lazım. Çünkü çocuklar çok acılar yaşıyorlar. Aileler de acılar yaşıyorlar. Aynı durumda olan Ankara travestilerinden Bade de annesi ile başlarda sorun yaşasa da annesinin onu anlaması uzun sürmedi ve birlikte anne kız olarak hayata devam etmek kararı aldılar. Umarım herkes bunun  ne demek olduğunu anlıyordur. Sevgiyle kalın İclal.

ankara travestileri, eşcinselllik, Genel, homofobik, İclal kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hurma kansere karşı

Hurma meyvesi özellikle Ramazan ayının vazgeçilmezidir. Oysa uzman diyetisyenler hurmayı sadece bir ay değil on iki yemenin sağlığa birçok faydası olduğunu söylüyorlar. Özellikle kansere karşı çok güçlü bir antioksidan olarak biline hurmanın her çeşidi her gün tüketilmelidir. Hurma meyveleri ağaçtayken altın sarısıdır. Kuruyunca kahverengine çalar. Hurma, daha çok, kurutulmuş olarak yenir. Çok besleyicidir. Bundan dolayı, bugün Birleşik Amerika’da üretilmesine büyük önem verilmekte, Arizona, Texas, Nevada ve Kaliforniya’da yetiştirilmektedir. Çin, İspanya, Fransa ve İtalya’da da yetiştirilir. Hindistan cevizi gibi hurma ağacının da hemen her şeyinden faydalanılır. Meyvesi çiğ olarak yenir, pastacılıkta kullanılır, ayrıca şaraba benzeyen bir içki yapmaya yarar. Ağacı iyi bir yakıt olduğu gibi basit yapı işlerinde de kullanılır. Yapraklarından sepet ve benzerleri, tellerinden ip yapılır, tomurcukları sebze olarak yenir. Hurma çekirdeği kavrularak kahve yerine kullanıldığı gibi ezilerek yağı da çıkarılır. Yağı alınan çekirdekler hayvanlara yedirilir. İçerisinde yüksek derecede potasyum, kalsiyum, demir, magnezyum ve fosfor minareleri içeren hurmanın iftar zamanına kadar aç kalan vücutta ortaya çıkabilecek halsizlik ve yorgunluğa karşı en önemli ilaç olduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır. Glikoz içeriğinin yoğunluğu nedeniyle özellikle şeker hastalarının hurmayı hastalık durumuna dikkat ederek ve ölçülü yemesi gerektiğini vurgulayan diyetisyenler iftarda 1-2 adet hurmanın tüketilmesinin vücut sağlığı açısından yeterli olacağını ifade ediyorlar.  Hurmanın diyet lifinden zengin olması nedeniyle kabızlık ve hazımsızlığa iyi geldiğini belirten Uzmanlar, oruç tutarken uzun süreli açlık sebebiyle bozulan bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesine de yardımcı oluyor.Kendi bahçesine İran ‘dan getirdiği hurma fidesini diken Antalya travestilerinden Birgül bu yıl ilk meyvelerini toplamış sanırım kurutup on iki ay yemeyi düşünüyor. Zaten bizim de bu meyveyi sürekli tüketmemiz ama aşırıya kaçmamamız gerekiyor çünkü bilindiği gibi şeker oranı oldukça yüksek kaş yapayım derken göz çıkarmayalım. Hurma yetiştirmek de o kadar kolay bir iş değildir hani dikkatli olmak gerekir. Hurma ağacı, Hindistan cevizinden sonra, palmiyelerin en faydalısıdır. Hurma ağacı dikildikten 6-10 yıl sonra meyve vermeye başlar. Her ağaç 50 – 300 kilo arasında hurma verir. Hurma ağacı sıcak, kurak iklimi sever. Kumlu topraklarda iyi yetişirse de, büyük ölçüde sulamak ister. Bu bakımdan, hurma yetiştiriciler ağaçları sık sık sularlar. Öte yandan, yaz yağmurları meyveye zararlıdır. Sağlıkla kalın İclal.

Antalya travestileri, Genel, İclal kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Lifli gıdalarla gelen sağlık

Hayat akıp gidiyor ve yaşlanmanın önüne geçmenin imkanı yok. Yapabileceğimiz tek şey sağlıklı yaşlanmayı sağlamak. Bu da sağlıklı beslenmekten ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmaktan geçiyor.Lifli gıdalar tok tutar ve sindirim sisteminizin sağlıklı çalışması için önemlidir. Baklagiller, fındık, fıstık gibi kabuklu yemişler, frambuaz, çilek gibi az şekerli meyveler sağlıklı lif kaynaklarıdır. Günde elli gram lif tüketmeye çalışın.Cips, çikolata, bisküvi, kek, gofret, kraker gibi hazır atıştırmalıkların sağlıklı olduğunu iddia edenleri dahil hepsinden uzak durun. Soda hariç gazlı içeceklerin tamamını hayatınızdan çıkartın. Diyet olanlar dahil hepsi vücudun şeker ve yağ metabolizmasını olumsuz etkiliyor. Araştırmalar obeziteye sebep olan en önemli faktörün şekerli içecekler olduğunu gösteriyor. Yüzde yüz saf meyve sularının sağlıklı olduğu yanılgısına düşmeyin. Fiberden arındırılmış meyve suyu aslında sıvı şeker. Meyveleri bütün olarak tüketin. Yemek arası acıkırsanız tercihen az şekerli meyve veya bir avuç badem, ceviz, fındık, fıstık veya çekirdek yiyin. Sardalya balığı, yetiştirme değil denizden olmak şartıyla somon, avokado, yumurta, fındık, fıstık, chia tohumu, keten tohumu gibi sağlıklı Omega-3 yağları içeren besinler hem iyi kolesterolü yükseltir hem de tok tutar. Gerçi bizim ülkemizde bu balıkları bulmak biraz zor sonunda Norveç de yaşamıyoruz. Balıkla en çok haşir neşir olanlar Karadenizliler gibi görünse de aslında Akdeniz şehirlerinde yaşayanlar daha çok balık tüketiyorlar. Mesela İzmir travestileri, Muğla travestileri biz İstanbul travestilerine oranla taze balığa daha kolay ulaşıyorlar. Gelelim yağlara, bitkisel sıvı yağların hidrojen kullanılan kimyasal bir işlemle katılaştırılmaları sonucunda elde edilen yağlara margarin veya hidrojenize katı yağ denmektedir. Bu işlem sırasında ortaya trans yağ asitleri de çıkar. Trans yağların iyi kolesterolü azaltıp kötü kolesterolü arttırdığını gösteren ve kalp hastalığı ile ilişkilendiren çalışmalar var. Bisküvi, kraker gibi pek çok işlenmiş hazır gıdada hidrojenize yağ kullanılıyor. Bunlardan uzak durun ve margarin yerine saf soğuk sıkım zeytinyağı, hindistancevizi yağı gibi sağlıklı alternatiflere yönelin. Alkol, çok kalori içermesinin yanı sıra insülin dengenizi bozar, trigliseriti yükseltir ve karaciğeri yağlandırır. Fazla tüketmek vücudunuzda enflamasyon oluşmasına sebep olur bu da pek çok kronik hastalığa davetiye çıkartır. Hayatınızdan tamamen çıkarmanızı önereceğim bağımlı olmayın. Sağlıklı günler dilerim travesti İclal.

Genel, İclal, istanbul travestileri, İzmir travestileri, Muğla travestileri, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Güne iyi başlamak

Sabah gözünüzü açar açmaz bir telaşla yataktan çıkıp ilk yaptığınız şey maillerinize bakmak oluyor değil mi? Biliyorum çünkü ben de aynı böyle yapıyorum hatta üstüne telaşla bir kahve yapıp afiyetle içiyorum. Ah biliyor musunuz ne kadar çok yanlış yapıyoruz ve sağlığımızı tehlikeye atıyoruz. Oysa yapmamız gereken en azından kaktıktan sonra on beş dakika hiçbir monitöre bakmamak. Yataktan kalkmadan önce sağınıza dönün bu kalpten gelen kan akışının hızlanmasını sağlar sonra yatakta yavaşça doğrulun ve öne doğru oturur vaziyette kalkın. Bir yerlere yetişme telaşına kapılmamak için saatinizi normalden on beş dakika önceye ayarlayın ki bunları yapmaya yetecek vaktiniz olsun. Yataktan kaktıktan hemen sonra mutlaka gerinin vücudunuzu esnetin. Yoksa bütün gün ağrıyan bir beliniz ve başınız olabilir. Bu tür rutinlerin, günün geri kalanını etkilememesi için yapabileceğiniz birçok şey var. Rutinlerinizi değiştirerek, daha önce denemediğiniz bir şeyler yaparak güne daha mutlu başlamak mümkün. Birçok filmde de görüsünüz, karakterler uyanır ve uyandıktan sonra hemen vücudunu gerer. Uyandığınızda gerinmeyi ihmal etmeyin ancak bunu yataktan kalktıktan sonra yapın. Uyandıktan sonra gerinmenin faydaları bilimsel olarak da kanıtlanmıştır; saatlerce hareket etmemiş kaslarınızı açar ve kan dolaşımınızı hızlandırarak uyanmanıza yardımcı olur. Hatta vaktiniz varsa İstanbul travestilerinden Burcu gibi hafif bir yoga ya da meditasyon da yapabilirsiniz sağlığınız için bir on dakikanın önemi olmamalı. Hemen herkes uyanır uyanmaz kahve veya çay içer. Biliyoruz bu zor ama yapmamanızı tavsiye ederiz. Uyandığınızda içeceğiniz ilk şey limon suyu olsun. Limon suyu metabolizmanızın çalışmasını hızlandırır; bu da daha çabuk ayılmanıza yardım ettiği gibi gün içerisinde kendinizi daha enerjik hissetmenizi sağlar. Eğer limon suyunu içtikten sonraki yarım saat hiçbir şey yiyip içmez ve dişlerinizi fırçalamazsanız, su dişlerinizi ve boğazınızı temizleyerek sağlığınıza da olumlu etki de bulunacaktır. Çay ya da kahve yerine limon suyu için çok faydasını göreceksiniz zaten bu aralar bütün uzmanlar limonlu suyun faydalarını anlatıp duruyorlar demek ki bir bildikleri var. Limonu eksik etmeyin evinizden bir limon sizi en az on yıl fazla sağlıklı yaşatacaksa limon bahçesi bile alınır.Sağlıklı günler İclal.

Genel, İclal, istanbul travestileri, kadın, travesti kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

 Dertler vücuttan sızar

Ne kadar çok saklarsanız dertleriniz o kadar çok sızar bedeninizden bir yerinizde bir yara olur bir sivilce olur ama mutlaka sızar. Hiçbir dert hiçbir sorun gizlenemez. Onu görmek isteyen gözler için hep hazır olurlar. Bu dert yaraları da bir türlü kapanmaz tıpkı içimizdeki yaralar gibi en çok da şu sivilceler canımızı sıkar. Sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan biri kişinin yüzünde sivilcelerin çıkmasıdır. Bu sivilcelerin yolunması ya da kaşınması yaralara, mikrop kapması halinde ise yayılmasına neden olur. Cilt bu sebeple giderek bozulur. Kişinin bu davranışını kontrol edememesi ve görünüşünün gittikçe değişmesi, insanların kendisine acıyan gözlerle bakması, o ferdi daha da sıkıntıya sokar. Bu kişiler bazı ilaçlar kullansa da çözüm geçici olabilir. Yüzde çıkan sivilce ve yaraları yolma ve yaralar oluşturma, psikolojik kaynaklı deri hastalığıdır. Tedavinin şekli, sorunun kaynağına göre değişmektedir. Hastanın profesyonel destek almayı kabul etmemesi ya da fayda sağlayacağına inanmaması, kendi kendine çözmeye çalışması, sıklıkla tedaviyi zorlaştırmaktadır. Bunda kişisel nedenler olduğu gibi maddi nedenler de etkili olmaktadır. Tedavinin gecikmesi, kişinin dış dünyadan uzaklaşmasına, kendine güvenini kaybederek öğrenim hayatını ya da iş hayatını yarıda bırakmasına yol açmakta, bu da problemin daha da şiddetlenmesine sebep olmaktadır. Böyle sorunlardan ortaya çıkan sivilceler ve yaralar için ne yapmalıyız peki bakalım bize ne lazım sivilcelerden şikayetçi olan Balıkesir travestilerinden bir dostuma buradan sonrasını özellikle okumasını tavsiye ediyorum belki bir çıkar yol buluruz. Kişinin çevresindekiler tarafından anlaşılması, sorumluluklarının paylaşılması bu tür rahatsızlıkların ortaya çıkmasını ya önlemekte ya da iyileşmesini kolaylaştırmaktadır. Birkaç günlük tatil, yakın akraba ya da arkadaş ziyaretleri, spor, sağlıklı beslenme, kişinin gevşeyip rahatlaması problemin hafiflemesini sağlar. Kişinin sevdiği meşguliyetlerle uğraşması, iç enerjisini uygun şekilde kanalize etmesi de yararlı olmaktadır. Zorlama ve kınama, problemin daha çok artmasına sebep olmaktadır. Bu süreçte cilt hastalıkları uzmanının tedavisine de devam edilmelidir. Aynı zamanda bu sivilcelere yol açan iç sıkıntımızdan da kurtulmamız gerekiyor tabi buna en iyi ilaç da sizi dinleyen anlayan bir arkadaş çevreniz olması ile yakından ilgili çünkü insan içine attıkça bütün sorunlar içinde büyür ve bir gün bir sivilce gibi patlar. Sağlıkla kalın İclal.

Genel, travesti kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kadınların ödem sorunu

Kadınların kilolarla başı çoğunlukla dertte bunu zaten biliyoruz ama asıl sorun kilo almadığınız halde ödem yüzünden kilo almış gibi görünmemiz. Bazen durduk yere şişiverirsin ve ne yapacağını bilmediğin için bütün günü evden çıkmadan geçirmek zorunda kalırsın. Sanırım benim başıma çok geliyor bu durum ve en nefret ettiğim ise kıyafetlerimin içine girememek. Ödem oluşmasını önlemek elimizdeymiş aslında ben de yazıyı okuduğumdan beri sizinle paylaşmak için can atıyorum. En azından benim gibi sorunları olanlara bir faydam dokunsun. Başta şekerli hamur işleri olmak üzere işlenmiş karbonhidratlar tüketildikten kısa süre sonra kan şekerinin aniden yükselmesine neden oluyor. Kandaki insülin seviyesi yükseldiğindeyse böbreklerde emilen sodyum miktarı daha da artıyor bu da vücutta suyun tutulması anlamına geliyor.Vücudu sürekli su tutan Antalya travestilerinden bir tanıdığım ve tabi diğer travesti dostlarım ödeme dikkat edin. Bu sebeple şeker ve beyaz unla hazırlanan gıdalardan uzak durmakta fayda var. Genellikle eklem ağrılarından egzamaya kadar bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan faydalı bir bitki olan karahindibanın idrar söktürücü özelliği de bulunuyor. Karahindiba yaprağının özü tüketildiğinde idrar söktürücü özelliğinin daha da arttığı biliniyor. Bu sebeple daha fazla idrar vücuttan atılacağı için su tutulması da azalmış oluyor. Vücudunda ödem oluşan kişilere verilen ilk tavsiye en büyük sodyum kaynağı olan tuz kullanımını azaltmak oluyor. Sodyum vücuttaki suyun sabit kalmasına neden oluyor. Ne kadar çok sodyum tüketilirse vücuttaki su tutulma miktarı da o kadar artıyor. Sodyum sadece tuz ile sınırlı değil. Tüm işlenmiş etler, konserve gıdalar, soya sosu gibi birçok gıda da sodyum içeriyor. Magnezyum tüketimini arttırmak su tutulmasını azaltmaya yardımcı oluyor. B6 vitamini takviyesi alan kadınlar adet öncesi ve adet döneminde yaşanan ağrı ve ödem gibi sorunların büyük bir kısmında azalma olduğunu söylemişler. Potasyum vücuttaki hücre, doku ve organların düzgün çalışmasına destek olan faydalı bir mineral. Bunun yanı sıra kalp sağlığı için de oldukça yararlı olan potasyum vücutta su tutulmasını ve ödem oluşmasını engelliyor. Su tutmasını yani ödemi önlemek sizin elinizde umarım yazılanları uygular ve bir daha böyle sorunlarla karşılaşmasınız kadın dediğin her an formda olmak istiyor zaten bu bizim hakkımız onca emek veriyoruz zayıf görünmek için sonra bir ödem bütün uğraşlarımızı boşa çıkarıyor. Biz kadınlar ödem sorunu ile savaşıyoruz. Hadi başlayalım sevgilerimle İclal.

Antalya travestileri, Genel, travesti kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın