Travesti modelleri görmek için DNS Değiştir

Buradaki tüm modelleri görmek için şehirlere tıkla

Afyon travestileri, ankara travestileri, Antalya travestileri, arkadaş, Balıkesir travestileri, bodrum travesti, Bursa travestileri, empati, Genel, istanbul travestileri, İzmir travestileri, Kars travestileri, Kayseri travestileri, marmaris travestileri, travesti, travesti haber, travesti kuşadası, travesti siteleri kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | 1 yorum

Sitemiz TAŞINMIŞTIR www.travestiiclalinsitesi.com

Sitemiz TAŞINMIŞTIR 

travesti siteleri zaman zaman link değiştire biliyor bu durumda yeni web sitelerimizi travesti iclalin sitesi (tıkla), isimli sitemiz den görebilirsiniz ya da Google’ye travesti iclalin sitesi yazarak yeni sitelerimizi orada görebilirsiniz. travesti iclal önceden Ankara travestileri arasında olan, daha sonraları ise İstanbul da yaşamaya başlayan, şimdilerde ise hayatının bazı zamanlarını yurt dışında, bazen de kara denizin bir bölgesin de geçiren makalisyen bir kişidir. tasarımla ve kodlama üzerine kendini geliştirmiş, kendine ait web siteleri ile travesti arkadaşlarımızı desteklemeye çalışan, normal yaşam süren bir arkadaşımızdır. Meraklılarına duyrulur.

Genel kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

 Dertler vücuttan sızar

Ne kadar çok saklarsanız dertleriniz o kadar çok sızar bedeninizden bir yerinizde bir yara olur bir sivilce olur ama mutlaka sızar. Hiçbir dert hiçbir sorun gizlenemez. Onu görmek isteyen gözler için hep hazır olurlar. Bu dert yaraları da bir türlü kapanmaz tıpkı içimizdeki yaralar gibi en çok da şu sivilceler canımızı sıkar. Sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan biri kişinin yüzünde sivilcelerin çıkmasıdır. Bu sivilcelerin yolunması ya da kaşınması yaralara, mikrop kapması halinde ise yayılmasına neden olur. Cilt bu sebeple giderek bozulur. Kişinin bu davranışını kontrol edememesi ve görünüşünün gittikçe değişmesi, insanların kendisine acıyan gözlerle bakması, o ferdi daha da sıkıntıya sokar. Bu kişiler bazı ilaçlar kullansa da çözüm geçici olabilir. Yüzde çıkan sivilce ve yaraları yolma ve yaralar oluşturma, psikolojik kaynaklı deri hastalığıdır. Tedavinin şekli, sorunun kaynağına göre değişmektedir. Hastanın profesyonel destek almayı kabul etmemesi ya da fayda sağlayacağına inanmaması, kendi kendine çözmeye çalışması, sıklıkla tedaviyi zorlaştırmaktadır. Bunda kişisel nedenler olduğu gibi maddi nedenler de etkili olmaktadır. Tedavinin gecikmesi, kişinin dış dünyadan uzaklaşmasına, kendine güvenini kaybederek öğrenim hayatını ya da iş hayatını yarıda bırakmasına yol açmakta, bu da problemin daha da şiddetlenmesine sebep olmaktadır. Böyle sorunlardan ortaya çıkan sivilceler ve yaralar için ne yapmalıyız peki bakalım bize ne lazım sivilcelerden şikayetçi olan Balıkesir travestilerinden bir dostuma buradan sonrasını özellikle okumasını tavsiye ediyorum belki bir çıkar yol buluruz. Kişinin çevresindekiler tarafından anlaşılması, sorumluluklarının paylaşılması bu tür rahatsızlıkların ortaya çıkmasını ya önlemekte ya da iyileşmesini kolaylaştırmaktadır. Birkaç günlük tatil, yakın akraba ya da arkadaş ziyaretleri, spor, sağlıklı beslenme, kişinin gevşeyip rahatlaması problemin hafiflemesini sağlar. Kişinin sevdiği meşguliyetlerle uğraşması, iç enerjisini uygun şekilde kanalize etmesi de yararlı olmaktadır. Zorlama ve kınama, problemin daha çok artmasına sebep olmaktadır. Bu süreçte cilt hastalıkları uzmanının tedavisine de devam edilmelidir. Aynı zamanda bu sivilcelere yol açan iç sıkıntımızdan da kurtulmamız gerekiyor tabi buna en iyi ilaç da sizi dinleyen anlayan bir arkadaş çevreniz olması ile yakından ilgili çünkü insan içine attıkça bütün sorunlar içinde büyür ve bir gün bir sivilce gibi patlar. Sağlıkla kalın İclal.

Genel, travesti kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kadınların ödem sorunu

Kadınların kilolarla başı çoğunlukla dertte bunu zaten biliyoruz ama asıl sorun kilo almadığınız halde ödem yüzünden kilo almış gibi görünmemiz. Bazen durduk yere şişiverirsin ve ne yapacağını bilmediğin için bütün günü evden çıkmadan geçirmek zorunda kalırsın. Sanırım benim başıma çok geliyor bu durum ve en nefret ettiğim ise kıyafetlerimin içine girememek. Ödem oluşmasını önlemek elimizdeymiş aslında ben de yazıyı okuduğumdan beri sizinle paylaşmak için can atıyorum. En azından benim gibi sorunları olanlara bir faydam dokunsun. Başta şekerli hamur işleri olmak üzere işlenmiş karbonhidratlar tüketildikten kısa süre sonra kan şekerinin aniden yükselmesine neden oluyor. Kandaki insülin seviyesi yükseldiğindeyse böbreklerde emilen sodyum miktarı daha da artıyor bu da vücutta suyun tutulması anlamına geliyor.Vücudu sürekli su tutan Antalya travestilerinden bir tanıdığım ve tabi diğer travesti dostlarım ödeme dikkat edin. Bu sebeple şeker ve beyaz unla hazırlanan gıdalardan uzak durmakta fayda var. Genellikle eklem ağrılarından egzamaya kadar bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan faydalı bir bitki olan karahindibanın idrar söktürücü özelliği de bulunuyor. Karahindiba yaprağının özü tüketildiğinde idrar söktürücü özelliğinin daha da arttığı biliniyor. Bu sebeple daha fazla idrar vücuttan atılacağı için su tutulması da azalmış oluyor. Vücudunda ödem oluşan kişilere verilen ilk tavsiye en büyük sodyum kaynağı olan tuz kullanımını azaltmak oluyor. Sodyum vücuttaki suyun sabit kalmasına neden oluyor. Ne kadar çok sodyum tüketilirse vücuttaki su tutulma miktarı da o kadar artıyor. Sodyum sadece tuz ile sınırlı değil. Tüm işlenmiş etler, konserve gıdalar, soya sosu gibi birçok gıda da sodyum içeriyor. Magnezyum tüketimini arttırmak su tutulmasını azaltmaya yardımcı oluyor. B6 vitamini takviyesi alan kadınlar adet öncesi ve adet döneminde yaşanan ağrı ve ödem gibi sorunların büyük bir kısmında azalma olduğunu söylemişler. Potasyum vücuttaki hücre, doku ve organların düzgün çalışmasına destek olan faydalı bir mineral. Bunun yanı sıra kalp sağlığı için de oldukça yararlı olan potasyum vücutta su tutulmasını ve ödem oluşmasını engelliyor. Su tutmasını yani ödemi önlemek sizin elinizde umarım yazılanları uygular ve bir daha böyle sorunlarla karşılaşmasınız kadın dediğin her an formda olmak istiyor zaten bu bizim hakkımız onca emek veriyoruz zayıf görünmek için sonra bir ödem bütün uğraşlarımızı boşa çıkarıyor. Biz kadınlar ödem sorunu ile savaşıyoruz. Hadi başlayalım sevgilerimle İclal.

Antalya travestileri, Genel, travesti kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Cilt bakımı

Dünyaya geldiğimiz gün bebek cildine sahipken gün geçtikçe yıpranan ve yerçekiminin etkisiyle sarkan bir cilde sahip oluruz. Cildimizin değerini bilmezsek çok kısa zamanda lekeler ve sarkmalar kaçınılmaz olacaktır. Öncelikle cilt yapımızın nasıl olduğunu öğrenmekle işe başlamalıyız. Düzensiz beslenme uyku bozuklukları, stres, alkol ve kullandığımız bazı ilaçlar erken yaşta cildimizin kusurlu hale gelmesine neden olurlar. İnsan, her zaman daha genç ve güzel olmak ister. Yaşantımızın her gününde sağlıklı, genç, pürüzsüz ve ışıltılı bir cilde sahip olmak için, cilt bakımına gereken özeni göstermemiz gerekmektedir. Cildinizi iyi tanıyın, ona zaman ayırın. Cilt yapısını iyi değerlendirebilmek için gerekirse bir uzmandan destek alın. Cildinizdeki hasarı en aza indirmek için ona zarar verebilecek her şeyden korumak gerekir. Cildimizi her gün nemlendirmeliyiz bunu yaparken de mutlaka doktorlar tarafından onay verilmiş kaliteli ürünler kullanmalıyız. Oksijenin deri hücreleri açısından önemi çok uzun yıllardır biliniyor;  yoğun oksijen desteği, iyileşmesi güç yaraların kolayca iyileşmesini sağlıyor. Deriye dışarıdan uygulanan yüksek saflıkta oksijenin arındırıcı, yenileyici ve deri hücrelerini tazeleyici özelliği birçok cilt bakım sistemi tarafından kullanılıyor. Ancak şimdi şu ana dek bilinen oksijen desteğini;  deriye dışarıdan değil, kan dolaşımı yardımıyla “içeriden” veriliyor. Artan oksijenle birlikte cilt arınıyor, temizleniyor ve kendisine verilecek bütün yararlı “besinleri” almaya hazır hale geliyor. Bu sistem yüz, boyun ve dekolte bölgesinde, hatta istenirse vücutta da uygulanabiliyor. Oksijeni “dışarıdan” uygulamaya çalışmak yerine “içeriden” cilde akışını sağlamak ciltte eşine az rastlanır bir ferahlık ve arınmanın yanı sıra birçok ek fayda sunuyor. Cildimiz için mutlaka güneş koruyucu kremler kullanmalıyız. Bilindiği gibi güneş cilt üzerinde tamiri olmayan lekelere yol açıyor. Yaşlanma karşıtı kremler yanında evde kendimizin hazırlayacağı basit maskelerle cildimizin daima hava almasını ve kusursuz olmasını sağlamalıyız. Unutulmamalı ki cildimiz bir kez bozulursa maalesef sonrasında eski haline dönmesi imkansız oluyor. Cilt bakımını özel kliniklerde, hastanelerin dermotoloji bölümlerinde yaptırabileceğiniz gibi sadece kendimiz evimizde yapabiliriz yeter ki cildimizin ne istediğini iyi bilelim. Sağlıklı güzel kalın sevgilerimle İclal.

Genel kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Saçların avuçlarında mı?

Sağlıklı saçların en önemli adımı sağlıklı beslenmekten geçiyor. Özellikle bu aylarda yapılan bilinçsiz diyetlerin saçlarda ciddi hasarlara neden olduğunu biliyor muydunuz? Proteinler vücudumuzun olduğu gibi saçlarımızın da yapı taşlarını oluşturuyor. Hızlı kilo verme ve güzellik uğruna proteinden eksik beslenmek, saçların da beslenememesine neden oluyor ve dökülmelere yol açıyor. Proteinler yerine konulmadığı taktirde saç dökülmeleri hızlanıyor. Saçlarımız neden avuçlarımızda kalıyor çünkü saç konusunda yaptığımız sekiz hatalı hareket var. Bunlar neler mi? Mesela saçlarınızı sıkıca toplayıp evde rahat etmek için onları adeta zincire vuruyoruz. Gerek yüz güzelliğinin ortaya çıkarılması gerekse günlük yaşantıda kullanımının kolaylığından dolayı atkuyruğu ve topuz sıkça yapılabiliyor. Oysa saçları sıkı sıkı geriye doğru toplamak saç dökülmesine yol açtığı gibi, saç çizgisinin kalıcı olarak geri çekilmesine neden olabiliyor. O nedenle saçlar toplanmak istenirse de çok sıkı olmadan, saç köklerini strese sokmayacak şekilde pay bırakarak yapılmalı. Saçları sık yıkamak saç tellerini olumsuz etkileyerek saçların kırılıp dökülmesine neden oluyor. Özellikle yağlı saça sahip kişiler saçlarını her gün yıkamak durumunda kalabiliyor. Oysa her gün yıkandığında saç derisi tahrişe karşı kendini korumak için daha fazla yağlandırarak tepki veriyor. Yağlı saça sahip olanların saçlarını gün aşırı yıkamaları, kuru saça sahip olanların ise haftada iki kere yıkamaları yeterli. Saçları nemlendirmeyi ihmal etmemek gerekiyor. Hele de bahar ve yaz aylarında yüzünü gösteren güneşe havuz ve deniz suyu da eklenince saçların yıpranması, kırılıp dökülmesi hızlanıyor. Bu nedenle saçları vücudunuz gibi nemlendirmek son derece önemli. Ancak saç ürünlerini hem saç derisini hem de saçı nemlendirecek şekilde seçmek gerekiyor. Yaz ayları için koruma faktörü olan ürünlerin tercih edilmesi saçın göreceği zararı en aza indiriyor. Saç kremleri ise deriye değil saçların uçlarına sürülmeli. Saçımıza sıklıkla fön çektirmek gibi gelişi güzel ilaç kullanımı da saçlarımızın dökülmesine neden oluyor. Sık yıkama saç tellerini koparma ve yazın güneşe fazla maruz bırakma özellikle denizden çıkınca hemen durula ki tuzlu sudan yıpranmasınlar. Saçımız güzelliğimizin bir bütünleyicisidir ve güzel kadının saçı da güzel olmalıdır. Sevgilerimle İclal.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Duygularını içine atma!

Biliyor musun insan neden hasta olur? Biz de çok sevdiğim bir atasözü var derdini söylemeyen derman bulamaz. Evet aynen öyle sen derdini ne kadar çok içine atarsan dertler o kadar çoğalır ve bir irin gibi vücudunun bir yerinden patlak verir. Seni hasta eder. Eğer hasta olmak istemiyorsan dök içini. Sen dök içini sonra beraber toplarız demiş şair aynen katılıyorum. Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular gastrid, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar. Zamanla duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız. Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel bir terapidir! Hastalık sana ulaşsın istemiyorsan şimdi hemen bir karar vermelisin. Kararsız kişi güvensiz, endişeli, ve acılar içinde kıvranan birine döner. Kararsızlık endişeleri, sorunları ve catışmaları çoğaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanlarıdır. Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir. Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. Kaderleri ilâç, hastane ve acıdır. Eğer hasta olmak istemiyorsan, çözümler bulmalısın. Üretmelisin kendi derdine devaları. Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat var olan en tatlı şeylerden birini üretir. Biz ne düşünüyorsak oyuz. Olumsuz düşünce hastalığa dönüşen negatif enerji üretir. Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır. Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar. Eleştirileri kabullen. Sen mükemmel insan değilsin bırak öyleymiş gibi rol yapmayı hem zaten kimse mükemmel değildir ki bu hayatta herkesin bir eksik yanı vardır. Senin de var saklamayı bırak dök ortaya önce kendin dalga geç eksiklerinle sonra gülüp geçmeyi öğren. Biz insanız hata yaparız. Kendine saygı duy ki başkaları da sana saygı duysun. Hoşça kalın.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yüz okuma

Çinliler yüzyıllardır yüz okuma sanatını kullanarak detaylı karakter analizleri yapıyor ve pek çok hastalığı teşhis edebiliyorlar. Çin yüz okuma sisteminde yüz Yin-Yang’ın Taoist teorilerine göre yüz sekiz temel bölgeye ayrılıyor ve bu bölgelerin her biri vücudumuzdaki organların karşılığı oluyor. Yüz bölgelerindeki biçimlenmeler, renk ve doku değişimleri ise karşılık geldikleri organların ne kadar sağlıklı olduklarına dair ipuçları veriyor. Böylece kişilerin mevcut ve gelecekteki sağlık durumlarına göre değerlendirmeler yapılıp tedavi yöntemleri önerilebiliyor. Biz fallarla avuç okumayla uğraşaduralım adamlar bu işi çoktan çözmüşler. Mesela böbrek rahatsızlığı olan travesti bireyler daha iyi bilirler ama eğer kulaklarınız deri renginizden daha koyu ve kırmızı renkteyse şayet, bu durum da çok enerji harcadığınız anlamına geliyor. Gözlerinizin iç köşesi çukurlaşmış ve koyu mavimsi bir renk almışsa böbrekler alarm veriyor demektir. Göz altlarınız sürekli morsa yine bakacağınız organ karaciğer ve böbrekler olmalı. Yüzünüzdeki böbrek/karaciğer bölgesi koyu kahverengiyse ve bulanık bir görüntü arz ediyorsa, karaciğerinizin işlevi yavaşlıyor demektir. Bunun sebebi gerginlik, stres, öfke, yağlı yemekler veya alkol olabilir. Eğer bu görüntüye başınızın yan bölgesini kaplayan bir acı, çenede gerilme, kaşlar arasında uzunlamasına iki çizgi de eşlik ediyorsa, yağ ve hormonal dengeniz bozulmuş olabilir. Alnınızda lekeler çıkıyorsa aşırı süt ürünü tüketiyor olmalısınız hemen kesin. Bir çiftlikte yaşayan ve her gün süt ve süt ürünleri tüketen Bursa travestilerinden bir bireyde de aynı lekeler ortaya çıkınca doktora gitmiş ve karaciğerinin yağlandığını öğrenmiş. Ağız bölgesi, mide ve bağırsakların enerjisini gösterir. Yüzün aşağı bölgesi de karın bölgesine ilişkin işaretler verir. Beyaz noktalar veya deri altında kabarcık hissi ya da deri de oluşan lekeler bir tür mantar hastalığı olan maya enfeksiyonu, fazla şeker veya süt ürünleri kullanımına işaret eder. Çeneniz kırmızı ve şişkinse bu, organlarınızda yapısal bir zayıflık veya karın bölgenizde bir sıkışıklık olduğu anlamına geliyor. Alt dudağınız dışarıya çıkık duruyorsa kalın bağırsağın aşağı kesiminde uyuşukluk ve işlev yavaşlaması var demektir. Üst dudağınız çatlak, kırmızı ve köşede noktalar varsa bu, midenizdeki asitlenme, yanlış diyet nedeniyle de midenizde yanma olduğu anlamına gelir. Gözlerinizin iç tarafından yanaklarınıza doğru inen çizgiler başka bir bağırsak problemine işaret eder. Ağız çevresinde sarı renk çizgi veya dudakların renksiz oluşu sindirim enerjisinin zayıf olduğu, beslenme şeklinin değiştirilmesi gerektiği anlamına gelir. Yeşil renk, karaciğerin ana problem olduğu, çok ince dudaklar ise çalışma delisi bir karakteri gösterir. Sadece bedeninize yüzünüze bakarak hangi organınızda sorun olduğunu Çinliler sayesinde öğrenmek bu kadar basit inanmayan doktora gitsin eminim benim söylediğim gibi çıkacak. Sağlıkla kalın travesti İclal.

Bursa travestileri, Genel, travesti, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hayranlığımızı söylemekten korkmayalım

Diğer kişilerin kendilerine verdikleri değeri yükseltmenin ve kendilerini önemli hissetmelerini sağlamanın en önemli yollarından biri onlara olan hayranlığımızı dile getirmektir. Başardığı bir işten, bir şahsiyet özelliğinden veya sahip olduğu bir şeyden dolayı birine duyduğumuz hayranlık, onun kendisine verdiği değeri artırır. Hayranlık, insan ilişkilerinde en güçlü araçlardan biridir. Herkes iltifat edilmekten hoşlanır. Öyle değil mi çok güzel olduğunu söylediğiniz bir travesti birey bu söz karşısından sadece mutlu olur. Hayranlığı dile getirme yöntemini her yerde ve her durumda kullanabiliriz. Bu türlü davrandığımızda, karşımızdaki insanın kendisini daha da önemli hissedeceğini garantilemiş oluruz. Karşımızdaki insanın şahsiyet özelliklerine veya başka niteliklerine hayran olabiliriz. Dakiklik, cömertlik, azimlilik veya kararlılık gibi özelliklere sahip olan insanlara, bunlardan dolayı iltifat edersek, kendilerini değerli ve önemli hissetmelerini sağlamış oluruz. Diğer insanlar bu gibi niteliklerden dolayı bize itibar gösterip, hayranlıklarını dile getirdiklerinde, biz de kendimizi daha iyi hissederiz. Kişilerin sahip oldukları maddesel değerlere de hayranlık duyabiliriz. İnsanlar elde ettikleri maddi şeylere oldukça fazla duygusal yatırım yaparlar. Örneğin, evlerine aldıkları mobilyalara ve demirbaş eşyalara düşünce ve duygularını da katarlar. Onlara, evlerinin veya oturma odalarının ne denli göz alıcı olduğuyla ilgili iltifatlar yapmamız faydalı olur. Ben geçenlerde Bursa travestilerinden bir dostumun iğne oyası kolyesine bayıldım ve bu durumu onun yüzünde söyledim hatta bana da bir tane yapıp yapamayacağını sordum kolyesini beğenmem çok hoşuna gitti. Sanırım yakın zamanda bir kolye de bana örecek. İnsanlar aldıkları giysilere de aynı derecede düşünce ve emek verirler. Giydiği herhangi bir giysi veya aksesuarla ilgili bir hanıma yapacağımız iltifatların, kendisini kesinlikle iyi hissetmesini sağlayacağı kesindir. Aynı iltifatları giydiği giysileri, ayakkabıları ve kravatı ile ilgili olarak bir erkeğe yaptığımızda da aynı sonucu elde edebiliriz. Erkekler genellikle takacakları kravatla ve satın alacakları ayakkabı ile ilgili düşünce çabası sarf ederler. Hayranlığımızı dile getirdiğimizde hem şaşıracak hem de mutlu olacaklardır.

İnsanların başarmış oldukları güzel şeylere de hayran olabiliriz. Almış oldukları eğitim veya geldikleri mevkiyle ilgili olarak onlara iltifat edebiliriz. Kurdukları işlere veya başarmış oldukları başka herhangi bir şeye olan hayranlığımızı dile getirebiliriz. Bir kişiye dikkatimizi ve ilgimizi verdiğimizde “sana değer veriyorum ve seni önemsiyorum.” demek isteriz. Tam tersi bir davranış içerisine girdiğimizde ise: “Seni önemsiz buluyorum ve sana az değer veriyorum.” mesajını vurgularız. Karşımızdaki insana gösterdiğimiz dikkatli bir ilgi, onun kendisine verdiği değeri yükseltir. Tersi bir davranış ise, bu değer düzeyini düşürür, kayıtsızlığımız ise, onu kızgın ve savunmacı birisi haline getirir. Sevgilerimle travesti İclal.

Bursa travestileri, Genel, travesti, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bahar iksiri

Baharın da bir iksiri var ve hepimizin mutfagında öylece duruyor. İnanmakta zorluk çekmeyin kalkın oturduğunuz koltuktan bir zahmet mutfaga gidin. Hani o çekmecelerinizde sakladığınız otlar var ya çıkarın onları sen travesti Eylül stoklarına bir bak. Bir bardak sıcak suya, bir yemek kaşığı veya iki poşet kuşburnu çayı koyun. İçine üç adet karanfil, bir dilim limon koyup beş dakika demleyin. Hazırladığınız çayı süzüp ister soğuk ister sıcak için. Her ana yemek sonrası tüketin. Yanında da bir kivi yerseniz sağlığınız açısından harika olur. Bahar yorgunluğu sizden korksun artık. Siz gezip dolaşmanıza bakın. Baharda başınız deli gibi ağrıyor bir de değil mi? Onun da çaresi var bakın formül sizler Ankara travestilerinden bade’den geliyor. Yöntem bir; Boynunuzu ve omzunuzu hareket ettirerek ufak egzersizleri deneyin. Oturduğunuz koltuğun rahat olmasına önem verin. Geçmedi mi pes etmek yok. Yöntem ikiyi deneyin o zaman; sağ burun deliğinizi kapatın 5 dakika süreyle sol burun deliğinizden nefes alın. Bunu yapmak zihninizide açacaktır. Gelelim şu bahar yorgunluğu hiç geçmeyenlere siz sadece yediklerinizi kış modundan çıkarıp, bahar moduna geçirin yeter. Doğru beslenin bahar yorgunluğuna teslim olmayın! Bugünlerde kendinizi yorgun, mutsuz ve dikkatsiz hissediyorsanız bahar yorgunluğu yaşıyor olabilirsiniz. Bu durumun üstesinden gelmek için özellikle beslenmenizde bazı değişiklikler yapmalısınız. Böylece eski enerjinize kavuşabilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken unsurlar;

Düzenli olarak haftada üç gün, 45 dakika süreyle yapılacak tempolu yürüyüşü içeren aktif bir yaşam tarzının benimsenmesi şart.Bir tavsiye daha…Kuşburnu meyveleri, A, B1, B2, C, E ve K vitaminleri, özellikle fosfor ve potasyum elementleri gibi mineral maddeler bakımından oldukça zengin. 100 gr kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini bulunuyor. Etkin bir kan temizleyici, bağırsak yumuşatıcı, kurt düşürücü olan kuşburnu, C vitamini zenginliğinden ötürü vücuda sağlık ve canlılık veriyor. Kuşburnunu hala çekmecede arayan travesti dostum kalmamışsa çık bir zahmet aktardan veya en yakın marketten alıver. Ona da yorgunum deme yoksa bütün baharı evde pinekleyerek geçirmek zorunda kalacaksın. Neşeli baharlar travesti İclal.

ankara travestileri, Genel, travesti, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Verem yine can alıyor

Benim ilk defa eski Türk filmlerinden duyduğum ince hastalık yani verem sadece kavuşamayanların acıdan ölmesi diye öğretilmişti bizlere biz de sadece aşk hastalığı sandık. Oysa bu hastalık sessizce ilerleyip ciğerlerimize işliyor. Tüberküloz mikrobunun neden olduğu hastalık, dünyadaki en yaygın enfeksiyonlar arasında yer almaktadır. Solunum yoluyla bulaşan tüberküloz, vücudun her bölgesinde tutunabilmekle birlikte, en sık akciğerlerde görülür. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2014 verilerine göre; dünya nüfusunun 3’te 1’ine tüberküloz mikrobunun bulaştığı biliniyor. Mikrobun bulaştığı 9,6 milyon kişinin hastalığı geçirdiği bildirilirken, 1,5 milyon kişi tüberküloz ya da ilişkili rahatsızlıklardan dolayı hayatını kaybetmiştir. Böylesi sinsice yayılan ince hastalık aşılarla önleniyordu ama sanırım artan dünya nüfusu aşılı insan sayısını da etkiledi. Hastalık, en sık genç erişkin yaş grubunda görülmekle birlikte, her zaman ortaya çıkabiliyor. Mikrobun bulaştığı herkes tüberküloz hastalığını geçirmemektedir. Çocukken alınan tüberküloz mikrobu, bağışıklık sistemi tarafından baskılanabilmektedir. Uyku durumuna geçen ve çoğalamayan tüberküloz mikrobu daha sonraki yıllarda bağışıklık sisteminin bozulmasıyla alevlenebilmektedir. Hastalık genellikle sessiz başlangıç göstermekle birlikte, farklı belirtiler vermektedir. Özellikle göçmenlerin Ülkemize hızla giriş yapması ile birlikte artan bu hastalık benim de travesti bir dostuma bulaşmış. Sanırım aşıları tam olduğu için hastalığı kolayca atlatmış ama İstanbul travestileri bu kadar şanslı değiller çünkü her yerde göçmenlerle muhatap oluyorlar. Sizde de uzayan öksürük, balgam çıkarma, gece terlemeleri, zayıflama, değişken miktarda kan tükürme gibi belirtiler varsa hemen vakit kaybetmeden bir uzman doktora görünün. Bu işin şakası yok çünkü bulaşıcı olan bu hastalık sadece sizi değil yakınınızdaki insanları da tehdit ediyor. Solunum yoluyla bulaşan tüberküloz hastalığı; paylaşılan çatal, bıçak, kıyafet ya da yiyeceklerle yayılmamaktadır. Hastanın öksürerek veya hapşırarak ortama bıraktığı mikropların başkaları tarafından solunması, hastalığın bulaşmasına neden olduğu için öğrenci yurtları ve kışlalar gibi kalabalık yaşama alanları daha risklidir. Bağışıklık düzeyini yükseltmek için doğal beslenmek ve ani zayıflamalardan uzak durmak önemlidir. Lütfen kendinize dikkat edin çağın hastalığı kanser derken basit ve eski bir hastalık olan veremden muzdarip olmayın. Sevgilerimle travesti İclal.

Genel, istanbul travestileri, travesti, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İyi ki yaptınız

Bir kasabanın dört farklı mahallesi varmış. İstanbul‘un yedi tepesi gibi bu mahallelerden birinde keşke ciler, diğerinde evet ama cılar bir diğerinde ise yapacağım cılar ve son mahallede ise iyi ki yaptık cılar yaşıyormuş. Mahalle de tek mutluluk sesi tabi ki iyi ki yaptım mahallesinden geliyormuş. Evet ama’lar her zaman ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise”evet ama” diye yanıtlarlarmış. Yanıtları hep yanlış olurmuş. Suçu da başkalarına atmakta ustaymışlar. Yapacağım cılar ise; ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye hazırlarlarmış ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yasamı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş. Ne sıkıcı bir mahalle değil mi siz değerli travesti dostlarımın da böyle arkadaşları var mı? Aman varsa onlardan bir an önce uzaklaşın. Üçüncü mahallede yasayan ”KEŞKE” çilerin hayati algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin yapılması gerektiğini daima en iyi şekilde bilirlermiş ama… maalesef her şey olup bittikten sonra.”Keşke” cilerin de basları hep kanarmış, duvara vurmaktan. Ellerinden keşke demekten başka iş çıkmayan habire geçmişe dem vuran günü kaçıran keşkeciler sanırım yapacağım cılardan daha beter durumdaymışlar. Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel evlerin olduğu mahallede ise”iyi ki yaptım”lar otururmuş.”Keşke”ciler bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış. ”Yapacağım”lar ”Keşke”ciler ile birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış.”Evet ama”lar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, günesin erken saatte dogması gerektiğinden şikayet ederlermiş. ”İyi ki yaptım” mahallesinde ki insanların kusuru da beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmamasıymış. Bu yüzden yaşadıkları ortam her zaman güzel, düzenli ve huzurluymuş.   İyi ki yaptım cıların mahallesinde oturan Ankara, İstanbul, İzmir travestileri sizin tek sorununuz mazeretsiz olmanız olsun. Mazeret üreten insanlar maalesef yarınlara dair hayal bile kuramıyorlar. Bence hepimiz eşyalarımızı bile almadan hatta ardımıza bakmadan iyi ki yapmışım mahallesine taşınalım. Yaptıklarımızdan pişman olmayalım. Kendimizi kandırmaktan, başkalarını düşünmekten, dizlerimizi dövmekten vazgeçelim. Hadi bugün taşınalım bu mahallelerden güzel mahalleye azıcık da biz yaşayalım. Sevgilerimle travesti iclal.

Genel, istanbul travestileri, travesti, travesti haber, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın