Travesti modelleri görmek için DNS Değiştir

Buradaki tüm modelleri görmek için şehirlere tıkla

Afyon travestileri, ankara travestileri, Antalya travestileri, arkadaş, Balıkesir travestileri, bodrum travesti, Bursa travestileri, empati, Genel, istanbul travestileri, İzmir travestileri, Kars travestileri, Kayseri travestileri, marmaris travestileri, travesti, travesti haber, travesti kuşadası, travesti siteleri kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | 1 yorum

Sitemiz TAŞINMIŞTIR www.travestiiclalinsiteleri.com

Sitemiz TAŞINMIŞTIR 

travesti siteleri zaman zaman link değiştire biliyor bu durumda yeni web sitelerimizi travesti iclalin sitesi (tıkla), isimli sitemiz den görebilirsiniz ya da Google’ye travesti iclalin sitesi yazarak yeni sitelerimizi orada görebilirsiniz. travesti iclal önceden Ankara travestileri arasında olan, daha sonraları ise İstanbul da yaşamaya başlayan, şimdilerde ise hayatının bazı zamanlarını yurt dışında, bazen de kara denizin bir bölgesin de geçiren makalisyen bir kişidir. tasarımla ve kodlama üzerine kendini geliştirmiş, kendine ait web siteleri ile travesti arkadaşlarımızı desteklemeye çalışan, normal yaşam süren bir arkadaşımızdır. Meraklılarına duyrulur.

Genel kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Eşcinsellik bir hastalık değildir

Eşcinsellere karşı kabul etmiyorum tarzı bir durumunuz varsa lütfen bu yazıyı okuyun yaşanmış gerçek bir hikaye ve bir ailenin anlattıkları karşısında hayretler içinde kalacaksınız. Öncelikle eşcinsellik bir tercih değildir bir insanlık halidir mavi gözlü doğmak gibi mesela hiç kimse sizden doğuştan gelen bir özelliğinizi terk etmenizi bekleyemez. Hadi şimdi bu aileye bir kulak verelim ve onların travesti çocuklarını nasıl kabullendiklerini görün.Eşcinsellik tarih boyunca dönem dönem kabul edilmiş. Hatta zaman zaman yukarılara çıkarılmış, taşınmış, kutsanmış, zaman zaman da aşağılanmış, çok kötü bir şekilde de tedavilere maruz kalmış. Toplumdan itilmişler. Dünyada 1973 yılında ilk kez psikolog ve psikiyatr dernekleri bunu bir hastalık listesinden çıkardı. 1990 yılında da Dünya Sağlık Örgütü hastalık listesinden çıkardı. Yani onun için bu homofobik düşünceler bir yerde doğal.Bu yüzden insanların önce bunun bir varoluş biçimi olduğunu bilmeleri lazım. Sadece kendi çocuğu üzerinden değil. Çocuğunun okuldaki arkadaşı, komşusunun çocuğu olabilir. Bu, insanlara nasıl davranacağımız açısından da önemli. Bu özenti değil, yetiştirme tarzından kaynaklanan bir şey değil. O zaman olduğu gibi kabullenmemiz lazım. Mesela toplumda mavi gözlüler azınlıktır, onlara bir beğeni duyarız. Diyelim ki mavi gözün çok kötü olarak algılandığı bir toplum olsaydık onları öldürecek miydik? Belki onlar lens takacaklardı mavi gözleri belli olmasın diye. Ama yapacak bir şeyimiz yok. Öyle doğmuşlar. İnsanlar bir paket halinde dünyaya geliyorlar ve o paketi değiştirmek elimizde değil. Cinsiyet kimliğimiz, cinsel yönelimimiz ve genlerimizde getirdiğimiz şeyler var. Bizim elimizde olmayan şekilde bu dünyaya geliyoruz. O zaman çocuğumuz eşcinsel olabilir, transseksüel olabilir. Bir kere onu hasta gözüyle ya da itilip atılacak bir gözle görmememiz gerekiyor. Olduğu gibi kabul edip, bu konuda ailenin kendisini bilinçlendirmesini ve çocuğunu sevdiğini mutlaka belli etmesi lazım. Çünkü çocuklar çok acılar yaşıyorlar. Aileler de acılar yaşıyorlar. Aynı durumda olan Ankara travestilerinden Bade de annesi ile başlarda sorun yaşasa da annesinin onu anlaması uzun sürmedi ve birlikte anne kız olarak hayata devam etmek kararı aldılar. Umarım herkes bunun  ne demek olduğunu anlıyordur. Sevgiyle kalın İclal.

ankara travestileri, eşcinselllik, Genel, homofobik, İclal kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hurma kansere karşı

Hurma meyvesi özellikle Ramazan ayının vazgeçilmezidir. Oysa uzman diyetisyenler hurmayı sadece bir ay değil on iki yemenin sağlığa birçok faydası olduğunu söylüyorlar. Özellikle kansere karşı çok güçlü bir antioksidan olarak biline hurmanın her çeşidi her gün tüketilmelidir. Hurma meyveleri ağaçtayken altın sarısıdır. Kuruyunca kahverengine çalar. Hurma, daha çok, kurutulmuş olarak yenir. Çok besleyicidir. Bundan dolayı, bugün Birleşik Amerika’da üretilmesine büyük önem verilmekte, Arizona, Texas, Nevada ve Kaliforniya’da yetiştirilmektedir. Çin, İspanya, Fransa ve İtalya’da da yetiştirilir. Hindistan cevizi gibi hurma ağacının da hemen her şeyinden faydalanılır. Meyvesi çiğ olarak yenir, pastacılıkta kullanılır, ayrıca şaraba benzeyen bir içki yapmaya yarar. Ağacı iyi bir yakıt olduğu gibi basit yapı işlerinde de kullanılır. Yapraklarından sepet ve benzerleri, tellerinden ip yapılır, tomurcukları sebze olarak yenir. Hurma çekirdeği kavrularak kahve yerine kullanıldığı gibi ezilerek yağı da çıkarılır. Yağı alınan çekirdekler hayvanlara yedirilir. İçerisinde yüksek derecede potasyum, kalsiyum, demir, magnezyum ve fosfor minareleri içeren hurmanın iftar zamanına kadar aç kalan vücutta ortaya çıkabilecek halsizlik ve yorgunluğa karşı en önemli ilaç olduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır. Glikoz içeriğinin yoğunluğu nedeniyle özellikle şeker hastalarının hurmayı hastalık durumuna dikkat ederek ve ölçülü yemesi gerektiğini vurgulayan diyetisyenler iftarda 1-2 adet hurmanın tüketilmesinin vücut sağlığı açısından yeterli olacağını ifade ediyorlar.  Hurmanın diyet lifinden zengin olması nedeniyle kabızlık ve hazımsızlığa iyi geldiğini belirten Uzmanlar, oruç tutarken uzun süreli açlık sebebiyle bozulan bağırsak faaliyetlerinin düzenlenmesine de yardımcı oluyor.Kendi bahçesine İran ‘dan getirdiği hurma fidesini diken Antalya travestilerinden Birgül bu yıl ilk meyvelerini toplamış sanırım kurutup on iki ay yemeyi düşünüyor. Zaten bizim de bu meyveyi sürekli tüketmemiz ama aşırıya kaçmamamız gerekiyor çünkü bilindiği gibi şeker oranı oldukça yüksek kaş yapayım derken göz çıkarmayalım. Hurma yetiştirmek de o kadar kolay bir iş değildir hani dikkatli olmak gerekir. Hurma ağacı, Hindistan cevizinden sonra, palmiyelerin en faydalısıdır. Hurma ağacı dikildikten 6-10 yıl sonra meyve vermeye başlar. Her ağaç 50 – 300 kilo arasında hurma verir. Hurma ağacı sıcak, kurak iklimi sever. Kumlu topraklarda iyi yetişirse de, büyük ölçüde sulamak ister. Bu bakımdan, hurma yetiştiriciler ağaçları sık sık sularlar. Öte yandan, yaz yağmurları meyveye zararlıdır. Sağlıkla kalın İclal.

Antalya travestileri, Genel, İclal kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Lifli gıdalarla gelen sağlık

Hayat akıp gidiyor ve yaşlanmanın önüne geçmenin imkanı yok. Yapabileceğimiz tek şey sağlıklı yaşlanmayı sağlamak. Bu da sağlıklı beslenmekten ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmaktan geçiyor.Lifli gıdalar tok tutar ve sindirim sisteminizin sağlıklı çalışması için önemlidir. Baklagiller, fındık, fıstık gibi kabuklu yemişler, frambuaz, çilek gibi az şekerli meyveler sağlıklı lif kaynaklarıdır. Günde elli gram lif tüketmeye çalışın.Cips, çikolata, bisküvi, kek, gofret, kraker gibi hazır atıştırmalıkların sağlıklı olduğunu iddia edenleri dahil hepsinden uzak durun. Soda hariç gazlı içeceklerin tamamını hayatınızdan çıkartın. Diyet olanlar dahil hepsi vücudun şeker ve yağ metabolizmasını olumsuz etkiliyor. Araştırmalar obeziteye sebep olan en önemli faktörün şekerli içecekler olduğunu gösteriyor. Yüzde yüz saf meyve sularının sağlıklı olduğu yanılgısına düşmeyin. Fiberden arındırılmış meyve suyu aslında sıvı şeker. Meyveleri bütün olarak tüketin. Yemek arası acıkırsanız tercihen az şekerli meyve veya bir avuç badem, ceviz, fındık, fıstık veya çekirdek yiyin. Sardalya balığı, yetiştirme değil denizden olmak şartıyla somon, avokado, yumurta, fındık, fıstık, chia tohumu, keten tohumu gibi sağlıklı Omega-3 yağları içeren besinler hem iyi kolesterolü yükseltir hem de tok tutar. Gerçi bizim ülkemizde bu balıkları bulmak biraz zor sonunda Norveç de yaşamıyoruz. Balıkla en çok haşir neşir olanlar Karadenizliler gibi görünse de aslında Akdeniz şehirlerinde yaşayanlar daha çok balık tüketiyorlar. Mesela İzmir travestileri, Muğla travestileri biz İstanbul travestilerine oranla taze balığa daha kolay ulaşıyorlar. Gelelim yağlara, bitkisel sıvı yağların hidrojen kullanılan kimyasal bir işlemle katılaştırılmaları sonucunda elde edilen yağlara margarin veya hidrojenize katı yağ denmektedir. Bu işlem sırasında ortaya trans yağ asitleri de çıkar. Trans yağların iyi kolesterolü azaltıp kötü kolesterolü arttırdığını gösteren ve kalp hastalığı ile ilişkilendiren çalışmalar var. Bisküvi, kraker gibi pek çok işlenmiş hazır gıdada hidrojenize yağ kullanılıyor. Bunlardan uzak durun ve margarin yerine saf soğuk sıkım zeytinyağı, hindistancevizi yağı gibi sağlıklı alternatiflere yönelin. Alkol, çok kalori içermesinin yanı sıra insülin dengenizi bozar, trigliseriti yükseltir ve karaciğeri yağlandırır. Fazla tüketmek vücudunuzda enflamasyon oluşmasına sebep olur bu da pek çok kronik hastalığa davetiye çıkartır. Hayatınızdan tamamen çıkarmanızı önereceğim bağımlı olmayın. Sağlıklı günler dilerim travesti İclal.

Genel, İclal, istanbul travestileri, İzmir travestileri, Muğla travestileri, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Güne iyi başlamak

Sabah gözünüzü açar açmaz bir telaşla yataktan çıkıp ilk yaptığınız şey maillerinize bakmak oluyor değil mi? Biliyorum çünkü ben de aynı böyle yapıyorum hatta üstüne telaşla bir kahve yapıp afiyetle içiyorum. Ah biliyor musunuz ne kadar çok yanlış yapıyoruz ve sağlığımızı tehlikeye atıyoruz. Oysa yapmamız gereken en azından kaktıktan sonra on beş dakika hiçbir monitöre bakmamak. Yataktan kalkmadan önce sağınıza dönün bu kalpten gelen kan akışının hızlanmasını sağlar sonra yatakta yavaşça doğrulun ve öne doğru oturur vaziyette kalkın. Bir yerlere yetişme telaşına kapılmamak için saatinizi normalden on beş dakika önceye ayarlayın ki bunları yapmaya yetecek vaktiniz olsun. Yataktan kaktıktan hemen sonra mutlaka gerinin vücudunuzu esnetin. Yoksa bütün gün ağrıyan bir beliniz ve başınız olabilir. Bu tür rutinlerin, günün geri kalanını etkilememesi için yapabileceğiniz birçok şey var. Rutinlerinizi değiştirerek, daha önce denemediğiniz bir şeyler yaparak güne daha mutlu başlamak mümkün. Birçok filmde de görüsünüz, karakterler uyanır ve uyandıktan sonra hemen vücudunu gerer. Uyandığınızda gerinmeyi ihmal etmeyin ancak bunu yataktan kalktıktan sonra yapın. Uyandıktan sonra gerinmenin faydaları bilimsel olarak da kanıtlanmıştır; saatlerce hareket etmemiş kaslarınızı açar ve kan dolaşımınızı hızlandırarak uyanmanıza yardımcı olur. Hatta vaktiniz varsa İstanbul travestilerinden Burcu gibi hafif bir yoga ya da meditasyon da yapabilirsiniz sağlığınız için bir on dakikanın önemi olmamalı. Hemen herkes uyanır uyanmaz kahve veya çay içer. Biliyoruz bu zor ama yapmamanızı tavsiye ederiz. Uyandığınızda içeceğiniz ilk şey limon suyu olsun. Limon suyu metabolizmanızın çalışmasını hızlandırır; bu da daha çabuk ayılmanıza yardım ettiği gibi gün içerisinde kendinizi daha enerjik hissetmenizi sağlar. Eğer limon suyunu içtikten sonraki yarım saat hiçbir şey yiyip içmez ve dişlerinizi fırçalamazsanız, su dişlerinizi ve boğazınızı temizleyerek sağlığınıza da olumlu etki de bulunacaktır. Çay ya da kahve yerine limon suyu için çok faydasını göreceksiniz zaten bu aralar bütün uzmanlar limonlu suyun faydalarını anlatıp duruyorlar demek ki bir bildikleri var. Limonu eksik etmeyin evinizden bir limon sizi en az on yıl fazla sağlıklı yaşatacaksa limon bahçesi bile alınır.Sağlıklı günler İclal.

Genel, İclal, istanbul travestileri, kadın, travesti kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

 Dertler vücuttan sızar

Ne kadar çok saklarsanız dertleriniz o kadar çok sızar bedeninizden bir yerinizde bir yara olur bir sivilce olur ama mutlaka sızar. Hiçbir dert hiçbir sorun gizlenemez. Onu görmek isteyen gözler için hep hazır olurlar. Bu dert yaraları da bir türlü kapanmaz tıpkı içimizdeki yaralar gibi en çok da şu sivilceler canımızı sıkar. Sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan biri kişinin yüzünde sivilcelerin çıkmasıdır. Bu sivilcelerin yolunması ya da kaşınması yaralara, mikrop kapması halinde ise yayılmasına neden olur. Cilt bu sebeple giderek bozulur. Kişinin bu davranışını kontrol edememesi ve görünüşünün gittikçe değişmesi, insanların kendisine acıyan gözlerle bakması, o ferdi daha da sıkıntıya sokar. Bu kişiler bazı ilaçlar kullansa da çözüm geçici olabilir. Yüzde çıkan sivilce ve yaraları yolma ve yaralar oluşturma, psikolojik kaynaklı deri hastalığıdır. Tedavinin şekli, sorunun kaynağına göre değişmektedir. Hastanın profesyonel destek almayı kabul etmemesi ya da fayda sağlayacağına inanmaması, kendi kendine çözmeye çalışması, sıklıkla tedaviyi zorlaştırmaktadır. Bunda kişisel nedenler olduğu gibi maddi nedenler de etkili olmaktadır. Tedavinin gecikmesi, kişinin dış dünyadan uzaklaşmasına, kendine güvenini kaybederek öğrenim hayatını ya da iş hayatını yarıda bırakmasına yol açmakta, bu da problemin daha da şiddetlenmesine sebep olmaktadır. Böyle sorunlardan ortaya çıkan sivilceler ve yaralar için ne yapmalıyız peki bakalım bize ne lazım sivilcelerden şikayetçi olan Balıkesir travestilerinden bir dostuma buradan sonrasını özellikle okumasını tavsiye ediyorum belki bir çıkar yol buluruz. Kişinin çevresindekiler tarafından anlaşılması, sorumluluklarının paylaşılması bu tür rahatsızlıkların ortaya çıkmasını ya önlemekte ya da iyileşmesini kolaylaştırmaktadır. Birkaç günlük tatil, yakın akraba ya da arkadaş ziyaretleri, spor, sağlıklı beslenme, kişinin gevşeyip rahatlaması problemin hafiflemesini sağlar. Kişinin sevdiği meşguliyetlerle uğraşması, iç enerjisini uygun şekilde kanalize etmesi de yararlı olmaktadır. Zorlama ve kınama, problemin daha çok artmasına sebep olmaktadır. Bu süreçte cilt hastalıkları uzmanının tedavisine de devam edilmelidir. Aynı zamanda bu sivilcelere yol açan iç sıkıntımızdan da kurtulmamız gerekiyor tabi buna en iyi ilaç da sizi dinleyen anlayan bir arkadaş çevreniz olması ile yakından ilgili çünkü insan içine attıkça bütün sorunlar içinde büyür ve bir gün bir sivilce gibi patlar. Sağlıkla kalın İclal.

Genel, travesti kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kadınların ödem sorunu

Kadınların kilolarla başı çoğunlukla dertte bunu zaten biliyoruz ama asıl sorun kilo almadığınız halde ödem yüzünden kilo almış gibi görünmemiz. Bazen durduk yere şişiverirsin ve ne yapacağını bilmediğin için bütün günü evden çıkmadan geçirmek zorunda kalırsın. Sanırım benim başıma çok geliyor bu durum ve en nefret ettiğim ise kıyafetlerimin içine girememek. Ödem oluşmasını önlemek elimizdeymiş aslında ben de yazıyı okuduğumdan beri sizinle paylaşmak için can atıyorum. En azından benim gibi sorunları olanlara bir faydam dokunsun. Başta şekerli hamur işleri olmak üzere işlenmiş karbonhidratlar tüketildikten kısa süre sonra kan şekerinin aniden yükselmesine neden oluyor. Kandaki insülin seviyesi yükseldiğindeyse böbreklerde emilen sodyum miktarı daha da artıyor bu da vücutta suyun tutulması anlamına geliyor.Vücudu sürekli su tutan Antalya travestilerinden bir tanıdığım ve tabi diğer travesti dostlarım ödeme dikkat edin. Bu sebeple şeker ve beyaz unla hazırlanan gıdalardan uzak durmakta fayda var. Genellikle eklem ağrılarından egzamaya kadar bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan faydalı bir bitki olan karahindibanın idrar söktürücü özelliği de bulunuyor. Karahindiba yaprağının özü tüketildiğinde idrar söktürücü özelliğinin daha da arttığı biliniyor. Bu sebeple daha fazla idrar vücuttan atılacağı için su tutulması da azalmış oluyor. Vücudunda ödem oluşan kişilere verilen ilk tavsiye en büyük sodyum kaynağı olan tuz kullanımını azaltmak oluyor. Sodyum vücuttaki suyun sabit kalmasına neden oluyor. Ne kadar çok sodyum tüketilirse vücuttaki su tutulma miktarı da o kadar artıyor. Sodyum sadece tuz ile sınırlı değil. Tüm işlenmiş etler, konserve gıdalar, soya sosu gibi birçok gıda da sodyum içeriyor. Magnezyum tüketimini arttırmak su tutulmasını azaltmaya yardımcı oluyor. B6 vitamini takviyesi alan kadınlar adet öncesi ve adet döneminde yaşanan ağrı ve ödem gibi sorunların büyük bir kısmında azalma olduğunu söylemişler. Potasyum vücuttaki hücre, doku ve organların düzgün çalışmasına destek olan faydalı bir mineral. Bunun yanı sıra kalp sağlığı için de oldukça yararlı olan potasyum vücutta su tutulmasını ve ödem oluşmasını engelliyor. Su tutmasını yani ödemi önlemek sizin elinizde umarım yazılanları uygular ve bir daha böyle sorunlarla karşılaşmasınız kadın dediğin her an formda olmak istiyor zaten bu bizim hakkımız onca emek veriyoruz zayıf görünmek için sonra bir ödem bütün uğraşlarımızı boşa çıkarıyor. Biz kadınlar ödem sorunu ile savaşıyoruz. Hadi başlayalım sevgilerimle İclal.

Antalya travestileri, Genel, travesti kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Cilt bakımı

Dünyaya geldiğimiz gün bebek cildine sahipken gün geçtikçe yıpranan ve yerçekiminin etkisiyle sarkan bir cilde sahip oluruz. Cildimizin değerini bilmezsek çok kısa zamanda lekeler ve sarkmalar kaçınılmaz olacaktır. Öncelikle cilt yapımızın nasıl olduğunu öğrenmekle işe başlamalıyız. Düzensiz beslenme uyku bozuklukları, stres, alkol ve kullandığımız bazı ilaçlar erken yaşta cildimizin kusurlu hale gelmesine neden olurlar. İnsan, her zaman daha genç ve güzel olmak ister. Yaşantımızın her gününde sağlıklı, genç, pürüzsüz ve ışıltılı bir cilde sahip olmak için, cilt bakımına gereken özeni göstermemiz gerekmektedir. Cildinizi iyi tanıyın, ona zaman ayırın. Cilt yapısını iyi değerlendirebilmek için gerekirse bir uzmandan destek alın. Cildinizdeki hasarı en aza indirmek için ona zarar verebilecek her şeyden korumak gerekir. Cildimizi her gün nemlendirmeliyiz bunu yaparken de mutlaka doktorlar tarafından onay verilmiş kaliteli ürünler kullanmalıyız. Oksijenin deri hücreleri açısından önemi çok uzun yıllardır biliniyor;  yoğun oksijen desteği, iyileşmesi güç yaraların kolayca iyileşmesini sağlıyor. Deriye dışarıdan uygulanan yüksek saflıkta oksijenin arındırıcı, yenileyici ve deri hücrelerini tazeleyici özelliği birçok cilt bakım sistemi tarafından kullanılıyor. Ancak şimdi şu ana dek bilinen oksijen desteğini;  deriye dışarıdan değil, kan dolaşımı yardımıyla “içeriden” veriliyor. Artan oksijenle birlikte cilt arınıyor, temizleniyor ve kendisine verilecek bütün yararlı “besinleri” almaya hazır hale geliyor. Bu sistem yüz, boyun ve dekolte bölgesinde, hatta istenirse vücutta da uygulanabiliyor. Oksijeni “dışarıdan” uygulamaya çalışmak yerine “içeriden” cilde akışını sağlamak ciltte eşine az rastlanır bir ferahlık ve arınmanın yanı sıra birçok ek fayda sunuyor. Cildimiz için mutlaka güneş koruyucu kremler kullanmalıyız. Bilindiği gibi güneş cilt üzerinde tamiri olmayan lekelere yol açıyor. Yaşlanma karşıtı kremler yanında evde kendimizin hazırlayacağı basit maskelerle cildimizin daima hava almasını ve kusursuz olmasını sağlamalıyız. Unutulmamalı ki cildimiz bir kez bozulursa maalesef sonrasında eski haline dönmesi imkansız oluyor. Cilt bakımını özel kliniklerde, hastanelerin dermotoloji bölümlerinde yaptırabileceğiniz gibi sadece kendimiz evimizde yapabiliriz yeter ki cildimizin ne istediğini iyi bilelim. Sağlıklı güzel kalın sevgilerimle İclal.

Genel kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Saçların avuçlarında mı?

Sağlıklı saçların en önemli adımı sağlıklı beslenmekten geçiyor. Özellikle bu aylarda yapılan bilinçsiz diyetlerin saçlarda ciddi hasarlara neden olduğunu biliyor muydunuz? Proteinler vücudumuzun olduğu gibi saçlarımızın da yapı taşlarını oluşturuyor. Hızlı kilo verme ve güzellik uğruna proteinden eksik beslenmek, saçların da beslenememesine neden oluyor ve dökülmelere yol açıyor. Proteinler yerine konulmadığı taktirde saç dökülmeleri hızlanıyor. Saçlarımız neden avuçlarımızda kalıyor çünkü saç konusunda yaptığımız sekiz hatalı hareket var. Bunlar neler mi? Mesela saçlarınızı sıkıca toplayıp evde rahat etmek için onları adeta zincire vuruyoruz. Gerek yüz güzelliğinin ortaya çıkarılması gerekse günlük yaşantıda kullanımının kolaylığından dolayı atkuyruğu ve topuz sıkça yapılabiliyor. Oysa saçları sıkı sıkı geriye doğru toplamak saç dökülmesine yol açtığı gibi, saç çizgisinin kalıcı olarak geri çekilmesine neden olabiliyor. O nedenle saçlar toplanmak istenirse de çok sıkı olmadan, saç köklerini strese sokmayacak şekilde pay bırakarak yapılmalı. Saçları sık yıkamak saç tellerini olumsuz etkileyerek saçların kırılıp dökülmesine neden oluyor. Özellikle yağlı saça sahip kişiler saçlarını her gün yıkamak durumunda kalabiliyor. Oysa her gün yıkandığında saç derisi tahrişe karşı kendini korumak için daha fazla yağlandırarak tepki veriyor. Yağlı saça sahip olanların saçlarını gün aşırı yıkamaları, kuru saça sahip olanların ise haftada iki kere yıkamaları yeterli. Saçları nemlendirmeyi ihmal etmemek gerekiyor. Hele de bahar ve yaz aylarında yüzünü gösteren güneşe havuz ve deniz suyu da eklenince saçların yıpranması, kırılıp dökülmesi hızlanıyor. Bu nedenle saçları vücudunuz gibi nemlendirmek son derece önemli. Ancak saç ürünlerini hem saç derisini hem de saçı nemlendirecek şekilde seçmek gerekiyor. Yaz ayları için koruma faktörü olan ürünlerin tercih edilmesi saçın göreceği zararı en aza indiriyor. Saç kremleri ise deriye değil saçların uçlarına sürülmeli. Saçımıza sıklıkla fön çektirmek gibi gelişi güzel ilaç kullanımı da saçlarımızın dökülmesine neden oluyor. Sık yıkama saç tellerini koparma ve yazın güneşe fazla maruz bırakma özellikle denizden çıkınca hemen durula ki tuzlu sudan yıpranmasınlar. Saçımız güzelliğimizin bir bütünleyicisidir ve güzel kadının saçı da güzel olmalıdır. Sevgilerimle İclal.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Duygularını içine atma!

Biliyor musun insan neden hasta olur? Biz de çok sevdiğim bir atasözü var derdini söylemeyen derman bulamaz. Evet aynen öyle sen derdini ne kadar çok içine atarsan dertler o kadar çoğalır ve bir irin gibi vücudunun bir yerinden patlak verir. Seni hasta eder. Eğer hasta olmak istemiyorsan dök içini. Sen dök içini sonra beraber toplarız demiş şair aynen katılıyorum. Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular gastrid, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar. Zamanla duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız. Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel bir terapidir! Hastalık sana ulaşsın istemiyorsan şimdi hemen bir karar vermelisin. Kararsız kişi güvensiz, endişeli, ve acılar içinde kıvranan birine döner. Kararsızlık endişeleri, sorunları ve catışmaları çoğaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanlarıdır. Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir. Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. Kaderleri ilâç, hastane ve acıdır. Eğer hasta olmak istemiyorsan, çözümler bulmalısın. Üretmelisin kendi derdine devaları. Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat var olan en tatlı şeylerden birini üretir. Biz ne düşünüyorsak oyuz. Olumsuz düşünce hastalığa dönüşen negatif enerji üretir. Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır. Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar. Eleştirileri kabullen. Sen mükemmel insan değilsin bırak öyleymiş gibi rol yapmayı hem zaten kimse mükemmel değildir ki bu hayatta herkesin bir eksik yanı vardır. Senin de var saklamayı bırak dök ortaya önce kendin dalga geç eksiklerinle sonra gülüp geçmeyi öğren. Biz insanız hata yaparız. Kendine saygı duy ki başkaları da sana saygı duysun. Hoşça kalın.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yüz okuma

Çinliler yüzyıllardır yüz okuma sanatını kullanarak detaylı karakter analizleri yapıyor ve pek çok hastalığı teşhis edebiliyorlar. Çin yüz okuma sisteminde yüz Yin-Yang’ın Taoist teorilerine göre yüz sekiz temel bölgeye ayrılıyor ve bu bölgelerin her biri vücudumuzdaki organların karşılığı oluyor. Yüz bölgelerindeki biçimlenmeler, renk ve doku değişimleri ise karşılık geldikleri organların ne kadar sağlıklı olduklarına dair ipuçları veriyor. Böylece kişilerin mevcut ve gelecekteki sağlık durumlarına göre değerlendirmeler yapılıp tedavi yöntemleri önerilebiliyor. Biz fallarla avuç okumayla uğraşaduralım adamlar bu işi çoktan çözmüşler. Mesela böbrek rahatsızlığı olan travesti bireyler daha iyi bilirler ama eğer kulaklarınız deri renginizden daha koyu ve kırmızı renkteyse şayet, bu durum da çok enerji harcadığınız anlamına geliyor. Gözlerinizin iç köşesi çukurlaşmış ve koyu mavimsi bir renk almışsa böbrekler alarm veriyor demektir. Göz altlarınız sürekli morsa yine bakacağınız organ karaciğer ve böbrekler olmalı. Yüzünüzdeki böbrek/karaciğer bölgesi koyu kahverengiyse ve bulanık bir görüntü arz ediyorsa, karaciğerinizin işlevi yavaşlıyor demektir. Bunun sebebi gerginlik, stres, öfke, yağlı yemekler veya alkol olabilir. Eğer bu görüntüye başınızın yan bölgesini kaplayan bir acı, çenede gerilme, kaşlar arasında uzunlamasına iki çizgi de eşlik ediyorsa, yağ ve hormonal dengeniz bozulmuş olabilir. Alnınızda lekeler çıkıyorsa aşırı süt ürünü tüketiyor olmalısınız hemen kesin. Bir çiftlikte yaşayan ve her gün süt ve süt ürünleri tüketen Bursa travestilerinden bir bireyde de aynı lekeler ortaya çıkınca doktora gitmiş ve karaciğerinin yağlandığını öğrenmiş. Ağız bölgesi, mide ve bağırsakların enerjisini gösterir. Yüzün aşağı bölgesi de karın bölgesine ilişkin işaretler verir. Beyaz noktalar veya deri altında kabarcık hissi ya da deri de oluşan lekeler bir tür mantar hastalığı olan maya enfeksiyonu, fazla şeker veya süt ürünleri kullanımına işaret eder. Çeneniz kırmızı ve şişkinse bu, organlarınızda yapısal bir zayıflık veya karın bölgenizde bir sıkışıklık olduğu anlamına geliyor. Alt dudağınız dışarıya çıkık duruyorsa kalın bağırsağın aşağı kesiminde uyuşukluk ve işlev yavaşlaması var demektir. Üst dudağınız çatlak, kırmızı ve köşede noktalar varsa bu, midenizdeki asitlenme, yanlış diyet nedeniyle de midenizde yanma olduğu anlamına gelir. Gözlerinizin iç tarafından yanaklarınıza doğru inen çizgiler başka bir bağırsak problemine işaret eder. Ağız çevresinde sarı renk çizgi veya dudakların renksiz oluşu sindirim enerjisinin zayıf olduğu, beslenme şeklinin değiştirilmesi gerektiği anlamına gelir. Yeşil renk, karaciğerin ana problem olduğu, çok ince dudaklar ise çalışma delisi bir karakteri gösterir. Sadece bedeninize yüzünüze bakarak hangi organınızda sorun olduğunu Çinliler sayesinde öğrenmek bu kadar basit inanmayan doktora gitsin eminim benim söylediğim gibi çıkacak. Sağlıkla kalın travesti İclal.

Bursa travestileri, Genel, travesti, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın