Sitemiz TAŞINMIŞTIR www.travestiiclalinsitesi.com

Sitemiz TAŞINMIŞTIR 

travesti siteleri zaman zaman link değiştire biliyor bu durumda yeni web sitelerimizi travesti iclalin sitesi (tıkla), isimli sitemiz den görebilirsiniz ya da Google’ye travesti iclalin sitesi yazarak yeni sitelerimizi orada görebilirsiniz. travesti iclal önceden Ankara travestileri arasında olan, daha sonraları ise İstanbul da yaşamaya başlayan, şimdilerde ise hayatının bazı zamanlarını yurt dışında, bazen de kara denizin bir bölgesin de geçiren makalisyen bir kişidir. tasarımla ve kodlama üzerine kendini geliştirmiş, kendine ait web siteleri ile travesti arkadaşlarımızı desteklemeye çalışan, normal yaşam süren bir arkadaşımızdır. Meraklılarına duyrulur.

Genel kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sırtımdaki yük

Bütün hayatımız boyunca sırtımızda küfe misali taşıdığımız bavulun adı geçmiştir. Geçmişte yaşanılan her olay, düşüncelerin gölgesi sanki dünyada yapacak başka bir iş kalmamış,  gibi sürekli akıldadır. Yaşadıklarımız elbette geride kaldı. Hiçbiri şu anda bizimle birlikte değil. Hiç günlük hayatımızda, geçmişte yaşadıklarımıza ne kadar takıldığımızı fark ettiniz mi? Takıldığınız olayları ve kişileri tek tek düşünün. Sonra bu kişileri affettiğinizi söyleyin. Yaşanılan her olayı ve kişileri, özellikle kendinizi affetmekle sırtınızda taşıdığınız küfeden kurtulduğunuzu göreceksiniz.

Özelikle geçmişi acılarla bezeli dolu biz travestilerin çok daha iyi anlayacağı kötü anılardan kurtulmazsak geleceğe güvenle bakmamız imkansız hatta mümkün olmaz. Şimdi düşünün bir kez çocukluk anılarınızdan itibaren ne çok nefret ettiğiniz anı ve ne çok kişi biriktirmişsiniz değil mi? Her biri kötü hatırlanmayanı hak etmiş olabilir ama eğer kendi iyiliğiniz için onları affetmezseniz asla anılarından silinmez ve size hayatı zehir etmeye devam ederler. Onlara bu kadar kıymet vermek anılarda yaşatmak yeter. Kurulun geçmişin yükünden ve geleceğinize odaklanın daha gencecik yaşınızda sadece kötü anılarınızla yaşamaya kalkmayın. Mutlu olduğunuzda, mutluluğu yaşayan sadece kendiniz değilsiniz, üzüntü duyduğunuzda etrafınızda sizi sevenler de sizinle birlikte aynı üzüntüyü duyarlar. Hepimizin değer verdiği yanında olmaktan mutluluk duyduğu insanlar mutlaka vardır mesela benim için travesti Aydan’ın yeri bambaşkadır. Onunla birlikte vakit geçirdiğimde kafamda sadece o anı yaşarım geçmiş veya gelecek kaygısı taşımam. Sevgi dolu olduğunuzda, sevgiyi yaşayan sadece kendiniz değilsinizdir. Barış ve huzur içinde olduğunuzda, barış ve huzuru yaşayan sadece kendiniz olamazsınız yaşadığınız tüm duygular mutlaka etrafınızdakiler sirayet edecektir.

İnsanoğlu sadece böyle düşünerek bile geçmişin ağır yükünden kurtulabilir hayat devam ediyor ve bu hayatta hiçbir şey bana hüzün veremez. Tabi ben o hüznü istemediğim sürece. Siz ne kadar iyi olmak istediğinize kara verecek tek kişisiniz belki bunu sağlamak için geride bırakmak zorunda olduğunuz insanlar olacak ama mutluluk size o kadar yakınken onu elinizle geri çevirmek akıllıca bir iş olmayacaktır. Hadi hep beraber geçmişi bir çöp sepetine bırakıp güneşli ve güzel günlere açık denizlere doğru yol alalım. Sevgiyle kalın.

 

Genel, travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sıcaklar travestileri zorlamaya başladı

Bu aralar yakın çevremden en çok duyduğum cümlelerden biri off çok sıcak. Gerçekten de yaz geç gelmesine rağmen şimdiden kavurmaya başladı. Bu aşırı sıcaklar maalesef hastalıklara da davetiye çıkarıyor. En kötüsü ise beyin kanaması olarak adlandırılıyor. Aşırı sıcaklar, yüksek tansiyon hastalarını ve kilolu insanları daha fazla etkiliyor. Peki travesti arkadaşlarımın da söylendiği bu sıcaklardan nasıl korunabiliriz? Sıcak havalarda beyin kanamasına neden olan en önemli faktörler ısı dengesinin bozulması ve vücudun susuz kalmasıdır. Gerekli tedbirlerin alınması, özellikle de vücudun su dengesinin korunması hayati önem taşımaktadır. Vücudun susuz kalması sonucu kan basıncında ciddi oynamalar yaşanabilmektedir. Beynimizin yüzde sekseni sudan oluşmaktadır. Bu nedenle su hayati önem taşıyan bir denge unsurudur. Tansiyonu dengede tutmak için öncelikle mutlaka sıklıkla tansiyonumuzu ölçmeli yükseldiği takdirde doktora görünmeliyiz. Yüksek tansiyonun beyin kanaması ya da felce neden olduğunu unutmalıyız maalesef her iki rahatsızlığın da günümüzde çaresi bulunmamaktadır. Yüksek tansiyonu olup düzenli kontrollerini yaptırmayan, tansiyon düşürücü ilaçlarını almayan, beslenmesine dikkat etmeyen ve hareketsiz yaşam sürenler risk grubundadır. İleri yaş hastalığı olarak bilinmekle birlikte kanamaya neden olabilecek anevrizma ya da beyin damar yumağı olarak bilinen AVM hastalığı olan gençlerin de aşırı sıcaklarda dikkatli olması gerekmektedir.

Dışarı çıkmak için önemli bir işimiz yoksa mutlaka güneş ışınlarının dik gelmediği sabah on bir öncesi ile dört sonrası seçilmelidir. Eğer güneşin yoğun olduğu saatlerde sokağa çıkacaksınız mutlaka yanınıza bol miktarda su alın, güneş şapkasız çıkmayın. Hasır şapkalar sıcağı yansıttıkları için varsa hasır şapkanızı takın yoksa en kısa zamanda bir hasır şapka edinin. Su yerine şekerli meyve suları, asitli içecekler tüketmeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Hiç biri suyun yerini tutamaz. Zaten pek çok travesti arkadaşım İstanbul sıcağında gündüz dışarı çıkmayı aklından bile geçirmiyorlar bütün randevularını akşamüzerine vererek ir nevi korunma yolunu seçiyorlar. Ben de travesti İclal olarak önemli işler hariç tüm işlerimi akşamları tamamlıyorum. Aman kızlar kendinize dikkat edin. Sağlıklı günler dilerim. Hoşcakalın.

Genel, travesti, travesti haber kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Erkekler neremize bakarlar

Erkeklerle ilgili sorunlarımızın dünyanın son gününe kadar bitmeyeceği kesin, yaptığımız pek çok şeyi onlar tarafından beğenilmek ya da ne bileyim biraz sevgi görmek için yaparız. Yapılan yeni bir araştırma erkeklerin bir kadın karşısında olduğunda en çok neye odaklandığını tespit etmiş. Bakalım tespitler doğru mu çünkü bu sorunun cevabını en iyi biz travestiler biliriz.

Erkeklerin yarısından fazlası kadınların en önce saçlarına bakarlarmış yani aman dağınık saçlarla sokağa çıkmayın. Özellikle saçlarımız her zaman temiz ve bakımlı olsun dünyanın bin türlü hali var ideal erkeğimizi saçlarımıza özen göstermediğimiz için kaçırmayalım. Erkeklerin %74’ü, kadınlarda ilk dikkat çeken şeyin saçları olduğunu söylemişler.

İkinci dikkat çektikleri yer ise kıyafetlerimiz, yani bacaklarımızdan önce ne giydiğimizle ilgileniyorlar ve eğer beğenirlerse bakmaya devam ediyorlar yoksa üzerinizde dökülen salaş bluz güzel yanlarınızın keşfedilmesine engel oluyor. Her zaman iddia ediyorum ki erkekler düz mantıkla çalışan düz vites araba gibiler. Vitese takmazsan ancak homurtu dinlersin fazla da yol gidemezsin. Erkeklerin göz hareketleri incelenmiş ve ilk on saniyenin yarısından fazlasını az hareketlerine bakarak geçirdiği gözlenmiştir. Pembe ruj sürenlerde bu süre altı saniyeyken kırmızı rujda yedi saniyeyi geçmiş. Demek ki kırmızı he zaman dikkat çekme konusunda bir numara olma özelliğini koruyor. Ben ve tüm travesti arkadaşlarımın da ilk tercihi kırmızı rujdur ne de olsa benim gibi esmerlerde harika duruyor. İlk buluşmaların en kötü izlenimleri arasında, ağız kokusu, pis tırnak ya da kötü koku olduğu belirlenmiş. Erkeklerin %70’i ilk izlenim olarak gözlere bakıp ardından gülümseme ve göğüslere doğru bir rota çiziyormuş. Gözler kalbin aynasıdır diye boşuna dememişler önce göz sonra dudak sonra gögüs, tıpkı dudaktan kalbe gibi oldu. Bana sorarsanız erkeklerin nereye baktığı konusunda bu araştırma ile mutabakat değilim çünkü erkek milleti kadının her yerine alıcı gözle bir çırpıda bakar. Onlar bu konunun uzmanı olmuşlardır. O yüzden siz siz olun her zaman bakımlı çıkın sokağa hiçbir detayı atlamadan saçlarınız ve makyajınız mükemmel olsun. Kıyafetinize ayrıca önem verin. Benden söylemesi , sevgilerimle.

arkadaş, Genel, travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travestiyim Doğayı seviyorum.

Ben travesti iclal doğayı herkes gibi çok seviyorum. En özellikle sevdiğim şey, bazen travesti arkadaşlarımla, maçka parkında kahvaltı yapmatır. Bazı günler birçok travesti ile birleşip maçka parkına kahvaltı yapmaya giderdik, kahvaltımızı yaptıktan sonra, köpeği olan arkadaşlar, parkta köpeğini gezdirirlerdi.

Ben seyahat etmeyide çok severim, İstanbul’dan yola çıkar Nevşehire kadar gider, Göreme, Ürgüp gezer dönerim. Göremeyi tüm herkesin görmesini isterim doğrusu. Yazları tatil yörelerinden en çok bodruma, kuşadasına, marmarise, alanya’ya, didime gittim ve bütün güzelliklerin tadını çıkarmayı ihmal etmem. Denize sabah 9:00 gibi giderim ve akşam 19:00 a kadar çıkmam. özellikle izmir travestileri ile birleşir bodruma günü birlik bile gittiğimiz olur. Yüce Allah Dünyamızı ve özellikle de Türkiye’mizi o kadar güzel yaratmışki her yanı cennet desek yerinde olur. Tabiki Cennet daha güzeldir ama ülkemizde bir o kadar güzel bence. Böyle bir ülkede travesti olmak istemezdim fakat yinede Türkiyede doğmak büyük bir şans. Türkiyenin hemen karadeniz hariç birçok bölgesini gördüm, gerçi karedenizi görmemekte büyük kayıpmış, öyle diyorlar. En çok sevdiğim şehir Mardin ve urfa diyebilirim, gördüğüm şehirler içerisinde en farklısı onlardı. Özellikle Mardin çok güzeldi, şehir resmen dağda ve süper bir manzarası vardı, herkese tavsiye ederim. Eğer Mardine giderseniz Bıttım sabunu almayı unutmayınız. Saygılar iCLAL.

ankara travestileri, Antalya travestileri, bodrum travesti, Bursa travestileri, istanbul travestileri, İzmir travestileri, marmaris travestileri, travesti, travesti haber, travesti kuşadası kategorisine gönderildi | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Psikopat travesti

Psikopatlık konusunda kendimin üstüne tanımam doğrusu ismim Nejla. Daha şimdiye kadar bu konuda elime su döken olmadı. Gerçi benim öğrencilerim olan birkaç genç travesti arkadaşa da bu konu hakkında dersler veriyorum ama onların bu öğrettiklerimi uygulamaya hiç niyetleri yok. Ah abla olur mu o kadar da yapılır mı falan deyip duruyorlar. Olur niye olmasın ki, birlikte olduğun adamın eski sevgililerini dert edersin, benden iyimiydi diye düşünürsün. Acaba hala eski sevgilisiyle görüşüyor mu diye kafayı yersin. Ben de böyle şeyler normal kabul ediliyor çünkü tam bir psikopatım. Erkeğin kartvizitidir sizden önce birlikte olduğu kişiler ve adamı tanımak için mutlaka eski sevgili albümüne bir göz atmanız gerekir. Kafam da deli gibi sorular döndürüp, bu ilişkiyi mutlaka üç kişi yaşamayı beceririm. Ben, sevgilim ve onun eski sevgilisi hep beraber mutlu olmanın yolarını ararız tabi sadece benim kafamda döner bunlar ne adamın ne eski sevgilinin benim psikopatça düşüncelerimden haberi bile olmaz. Ben gizli gizli telefon kurcalarken kafamda onları pozisyondan pozisyona sokuyorum, hoş  şimdilerde bu şifreler yüzünden kafayı yedim ama sonuçta şifre kırıcılık konusunda da ustalaşmayı başardım. Getirin telefonlarınızı şifreyi garantili kırayım. Ne de olsa uzmanlık alanım, telefon kurcalamak, sosyal medya hesaplarını ele geçirmek ve en kötüsü de adama durmadan eskiye dair sorular sormak. Eski sevgilisi hakkında bu kadar soruyu annesi bile sormamıştım ama ne yapalım ben psikopat bir travestiyim. Benim her zaman yaptığım bir olay vardır, sevgilinin evine adım attığım ilk günden itibaren çaktırmadan eşyalarını karıştırıp, başka kadınların eşyalarını arar hatta kendi özel eşyalarımdan unutmuş gibi etrafa yayarım. Çekmeceye bir don sıkıştırmayı da ihmal etmem ki eğer eve başka kadınlar geliyorsa adamın bir sahibi olduğunu anlayıp rahat hareket edemesinler. Antalya’da yaşayan travesti bir arkadaş kesinlikle sen bir psikopatsın dediği gün ben de kendime bu sıfatı yakıştırmıştım.

Bir de sosyal medya var ki en çok o konuda zorluk çekiyorum.   İnternette öyle siteler var ki küçük butik siteler, sadece referansla alınan siteler, üye sayısı 100 kişinin üstüne çıkmaması gereken yerler, neler neler dönüyor, o yüzden internet geçmişini iyice kurcalamak gerekli. Eğer internet geçmişini sürekli silen bir adamla karşı karşıyaysan kesin ama kesin bir nane yiyor demektir. Benim olduğum yerde nane yiyen adamın alnını karışlarım. Hoşcakalın.

Antalya travestileri, Genel kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Tembellik eşittir erken yaşta ölüm

Bilim hızla gelişiyor ve bazen bize zaten bildiğimiz gerçekleri söylüyor en basitinden son yapılan bir araştırma hareketsiz bir hayat süren kişilerin erken yaşta tembellikten öldüğünü ispatladı. Şimdi biz bu araştırmaya şaşırdık mı? tabi ki hayır. Hareketsiz bir hayat insan metabolizmasının erkenden pes etmesine hücrelerin ölmesine ve buna bağlı olarak da çeşitli hastalıkların vücudumuza yerleşmesine olanak tanıyor.

Oysa sadece günde bir saat yürüyüş yaparak bu sorunu aşabilir sağlıklı bireyler olarak bu dünyada bizlere emanet olan bedeni ve ruhu günü gelene kadar dinç tutabiliriz. Çağımızın hastalıklarına bir bakın mesela obezite, diyabet peki nedeni nedir derseniz tabi ki tembellik, tembellik eşittir hastalık o da eşittir ölüm. Ya zaten herkes olacak bu kadar çabaya ne gerek var diyorsanız yazıyı okumayı burada kesebilir bildiğiniz gibi devam edebilirsiniz. Yok ben sağlıklı yaşamak istiyorum derseniz travesti İclal‘in önerilerine kulak verin.

Öncelikle şu her yere araçla gitme huyunuzdan vazgeçip, bacakları biraz çalıştırmakla başlayın işe, hiç fırsatınız yoksa evde günlük işleri yaparken, biraz fazla ayakta kalmaya çalışın. Yerinizden kalkar kalkmaz bilgisayar başına geçip uzun saatler boyunca orada öyle yalı kazığı gibi oturmayın kalkın yerinizden hiç değilse saat başı sadece beş dakika evin içinde dolaşın. Dünya Sağlık Örgütü , formu ve sağlığı korumak için günde 10 bin adım atılmasını öneriyor. Araştırmalara göre, düzenli spor yapmak meme kanseri riskini yüzde 39, bağırsak kanseri riskini yüzde 26, diyabet riskini yüzde 34 azaltabiliyormuşuz. Ben  Ankara travestilerinden Banu’nun sadece yürüyerek, yakalandığı ruhsal hastalığının iyileştiğini gözlerimle gördüm.  Burada boşa atıp dolu tutmaya çalışmıyoruz yani bir bildiğimiz varsa söylüyoruz. uzun süre aynı pozisyonda kalmayın, bu depresyon ve şizofrenin en sevdiği mekanı hazırlamaya yarar.

Yüksek tansiyon hastalığının son zamanlarda ne kadar çok artığını bilmeyen yoktur. Oysa yapılması gereken sağlıklı beslenmek, kötü alışkanlıklardan uzak durmak ve yürümek. Bu kadar basit bir şeyi yapmayıp, tembellikten ölmeye kara vermek de nereden çıktı. Dönün özünüze babaannelerimizin yaptığı gibi yaşamaya çalışın. bakın o zaman dünyada hastalıktan eser kalıyor mu? Bende söylemesi. Sağlıklı günler dilerim.

Genel, travesti kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İnsanın Photoshop’u Kendi Elinde

Karekterin Tipini Şekillendiriyor.

Karekterin  tipini şekillendiriyor. ne kadar karekterli isen o kadar seksi ve güzel oluyorsun. İnsanın fotoşop‘u kendi elinde. İnsan yüzündeki çizgilerin her biri bir karekter yansıtır, nasıl ki korku ifadesi açıkça insanın yüzüne yansıdığı gibi, korkusuzluk ifadesi de bir o kadar yansır. travesti arkadasların da yüzünde onu bayandan ayıran bir ifade vardır. Sinirlilik ve sinir sizlik ifadesi , masumiyet ifadesi insan yüzüne yansıdığı gibi. dürüstlüğün de bir ifadesi, şerefsizliğin de bir ifadesi vardır. Yalakalığın ifadesi insanın yüzüne  nasıl yansıdığı bir o kadar belli ise, harbiliğin ifadesi de bir o kadar bellidir. Dünya bir oyun gibidir, en düzgün ifadeye sahip insanlar, Oyunu düzgün oynayanlardır ve mutassıp ( Muhafazakâr ) olan aynı zamanda fedakar olanlardır. onların yüzünde güzellik, doğruluk, dürüstlük çizgileri görürsünüz yada hiç çizgi göremezsiniz, zaten onları toplumda da çok az görürsünüz, onları görmek istiyorsanız hastanelerde, düğünlerde, camilerde veya cenazeler gibi yerlerde sıklıkla görebilirsiniz mutlaka bir fedakarlık peşindedirler.Her ibadet eden insan da  da o ifadeyi göremezsiniz, çünki gerçekçi olmayabilirler. düzgün karaktere sahip insanlarında yüzünde çizgiler olabilir, oda ezginlik çizgileridir. ezgin insanlarda da mutlaka bir eksiklik vardır. Ya takdiri ilahidir ya da kendi eksikliğinden kaynaklıdır. yani kısaca ördek gibi olmayı insan kendisi seçer. ayrıca karakterli insanlar fizik bedenine de dikkat ederler yediklerine içtiklerine dikkat ederler, spor yaparlar. Karekter demek sadece ruh değildir, iyi karekter her şeye dikkat etmek demektir. Psikoloji (yani irade), sosyalite ve bedenle alakalıdır. Karakter ses tınısına da yansır. ilahi bir insanla, bir şarkıcının ses tınısı farklıdır, ikisinin arasında ses tınısı farkı görebilirsiniz. Yalan söyleyen biri ile doğru söyleyen biri arasında tını farkı görebilirsiniz. Eşcinselliğin, çapkınlığın, zamparalığın, Kulamparalığın ifadesi bile bellidir, bakınca hemen anlarsınız, en azından ben anlayabiliyorum. Örneğin ben travesti olarak dışarıda gezerken beni arzu eden adamla, arzu etmeyen adamı hemen anlarım, travesti ile beraber olmak istemeyip, kadını tercih eden bir tipi, yada ikisini de tercih etmeyip, eşinden başkası ile beraber olmayacak birini hemen anlarım. örneğin bir eşcinsel de mutlaka onu anlatan haller bulunmaktadır. Bakışları davranışı, sesi hepsi ile mutlaka kendini belli ederler. Hiç belli etmemeye çalışan evli, bıyıklı bir adamda bile duygularını mutlaka açığa çıkaracak haller bulunur. Bir CHP li ile AKP liyi bile ayırt edebilirsiniz. Alınmaya darılmaya gerek yok, gerçekler acıda olsa katlanmak gerek diyor travesti İCLAL.

Afyon travestileri, ankara travestileri, Genel, istanbul travestileri, İzmir travestileri, travesti, travesti haber, travesti siteleri kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Koyu renk saçtan sıkılanlara gelsin

Hatırlarsanız geçen yıl koyu renklere bir dönüş yaşandı ve bildiğim bilmediğim bütün travesti arkadaşlar saçlarını koyu kahve tonlarına boyattı. Şimdi bu rüzğar tersine döndü ve yeniden sarı ve röfleli saç modası başladı. Bizler de modayı yakından takip ettiğimiz için saçlarımızı derhal açık renge boyatmak için kuaförlerin yolunu tuttuk.

Yalnız aklımıza gelmeyen şey saçlarımızla bu kadar sık oynarsan onları yakabileceğimiz gerçeğiydi ki çok sevdiğim güzeller güzeli Balıkesir travestilerinden Aslı’nın başına böyle bir talihsizlik geldi. Kızcağız kuaförün boyarken yaktığı saçarlı yüzünden, uzun süre perukla dolaşmak zorunda kaldı. Saçlarımızın rengini açmak için mutlaka kimyasal bir işlemden geçirmek gerekiyor diye düşünüyorsanız yanılırsınız çünkü size vereceğim doğal bir yöntemle koyu renk saçlarınızı kısa sürede açarak, yanmasına sebep vermeden istediğiniz tonda açık bir renge boyatabilirsiniz. Bu yönteme dekapaj yöntemi deniliyor ve evde kendiniz de yapabilirsiniz yok ben uğraşmam diyorsanız kendi kuaförünüzden bu yöntemle saçınızı açmasını isteyebilirsiniz.

Boyalı saç rengini açmak için kullanılan yöntemler arasında; Peroksik ile saç açma,Oryalle saç açma,Oksidan kremi ile saç açma,C vitamini ile saç açma gibi seçenekler vardır. Bu yöntemler arasında saçınız için en zararlı olanı oreyalle saç açmaktır. Ancak kızıl tonlarda saçlarınız varsa saçtaki kızıllığı akıtmak için oreyalden daha kuvvetli bir yöntem düşünülemez.

Peroksit ve oksidan krem hemen hemen aynı gibi görünse de aralarında ciddi bir fark var. Oksidan krem peroksite göre saça ve saç derisine daha az zarar verir. Peroksit ile saçlarınızı açacaksanız peroksitin harekete geçmesi için bir saç kurutma makinesinden yardım almanız gerekecektir. Bu yöntem çok koyu renk saçlar için uygulanmaması gereken bir yöntemdir.

Bu yöntemlerin içinde benim size tavsiye edeceğim yöntem ise C vitamini ile saç açma olacaktır. C vitamini tabletlerinden 10 tanesini iyice ezin. Yarım paket İngiliz karbonatı ile karıştırın. Karışımın üzerine C vitamini ampulünü kırın. Üzerine şampuanınızı ekleyin şampuanın boyalı saçlar için olmamasına dikkat edin ve saç bakım yağını da ilave ederek karıştırın. Karışımı mutlaka oldukça derin plastik bir kapta hazırlayın köpüren karışım dışarı taşarsa bir de başınıza ortalığı temizleme işi çıkacaktır. Saçlarınızı hazırladığınız karışımla saçınızı boyar gibi yedirin yaklaşık bir saat bekledikten sonra saçınızı yıkayabilirsiniz. Bu yöntemi belli aralıklarla tekrarlayın bir süre sonra saç renginizdeki açılmayı fark edeceksiniz. Hadi şimdi kuaföre gidip, saçlarınızı istediğiniz tonda boyatın. Sevgiyle kalın.

 

Balıkesir travestileri, Genel, travesti kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Stres ve hayat

Son çeyrekte sorunların en büyüğü olan stres maalesef hepimizin kapısını defalarca çalmış ve sıklıkla çalmaya devam ediyor. Biz sorunlarla yüzleşmek yerine onlardan kaçmaya çalıştıkça stresle yolumuz daha çok kesişecektir.

Yaşadığımız sorunlara karşı pasif davranmayarak çözüm yollarını aradığımız sürece stres bizden uzak durur. Toplumsal bir varlık olan insan, bulunduğu çevredeki değişimler sonucunda etkilenebilir ve bu etkilenme sonucunda doğal bir duygu olan “stres” ile tanışır. Stresle tanışmayanınız varsa benden bir helal olsun gelir. Sakin ve ılımlı insanların strese karşı doğal bir direnci olsa da yaşadığımız koşuşturmalı dünyada stresten uzak durmak neredeyse imkansız. Stresten uzak durmak imkansız olabilir ama ondan kurtulmak bizim elimizde, zihinsel, fiziksel, duygusal kontrolü sağlamak için stres döngüsünü anlayarak, stresi doğru yönetmek gerekir. Yaşam kalitesinin artırılması açısından, stresle başa çıkmak arttır yoksa bir köşede başımız ellerimizde kara kara düşünmeye mahkum olur ve işin içinden bir türlü çıkamayız. Öyleyse öncelikle stresle baş etmek için; Yeteri kadar ve düzgün bir uyku uyumalıyız, sıklıkla basit egzersiz hareketleri yapmalı ve sağlıklı beslenmeliyiz. Stres durumunda sadece başımıza gelen kötü olaya odaklanmak yerine kendimizi oyalayacak başka uğraşlar bulmalıyız. En güzeli sevdiğimiz arkadaşlarımızı bir araya toplayıp, kafa dağıtacak eylemler yapmak. Ben stres altında olduğum zamanlar hemen Bursa travestilerinden bir arkadaşın kapısında soluğu alırım çünkü onun yaşam tecrübesi beni o zor durumdan kolayca çekip alır ve ne zaman onunla konuşsam dünyayı kurtaracak insan moduna girer, kendime sonsuz güvenirim. Sizin de etrafınızda mutlaka böyle insanlar vardır. Kendinize bir iyilik yapın ve o insanı en azında arayarak fikrini alın, derdinizi açın, paylaşmak her zaman stresle başa çıkmanın en kolay yoludur.

En basit şekilde kendinize bir zaman çizelgesi hazırlayın hani şu okul yıllarında öğretmenlerin zorlayarak yaptırdığı zaman çizelgesi vardı ya, bir saat ders çalışma, sekiz saat uyku, bir saat hobilerle uğraşı falan diye hazırladığımız işte onun şimdiki yaşam şeklinize uygun halinden hazırlayın. Hayatınızı düzene koymak size iyi gelecektir. Her fırsatta kendinize gülecek bir şeyler bulun ve boca gülün. Gülmek ve eğlenmek stresin baş düşmanıdır. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın. Sevgilerimle.

 

Bursa travestileri, Genel, travesti kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Parmak çıtlatma

Kendinizi rahatlatmak için parmaklarınızı kırarcasına çıtlatıyorsanız bu alışkanlığınızın size pahalıya mal olacağını bilmeniz gerekir. Birçok kişi stresli anlarda, sinirlendiğinde, panik içerisindeyken ya da ortada hiçbir şey yokken parmaklarını çıtlatır.

Parmaklarımızı neden çıtlatma ihtiyacı hissederiz? Mesela ben çok uzun süre yazı yazınca parmaklarıma giren kramp yüzünden çıtlatıyorum, sizin bahaneniz ne hiç düşündünüz mü? Stresli olduğumuz anlarda, önemli bir sınav öncesi ya da uzun süre ellerimizi kullandıktan sonra ellerimizdeki ağrıyı hafifletmek için parmaklarımızı çıtlatabiliriz.

Bazen de belirgin hiçbir neden yokken sadece edindiğimiz bir alışkanlık olduğu için ya da gevşeyip rahatlamak için parmaklarımızı çıtlatabiliriz. Bu gereksiz alışkanlıktan kurtulmak nasıl olacak diye merak ediyorsanız yazıyı okumaya devam etmelisiniz. Özellikle Afyon travestilerinden Ayda için yazıyorum ve mutlaka okumasını tavsiye ediyorum. Ellerinizi başka bir şeyle meşgul edin. Mesela elinizle kalem ya da bozuk para çevirmeyi öğrenin. Böylelikle hem kendinize zarar vermeyecek bir alışkanlık kazanmış olursunuz hem de parmaklarınızın gücünü ve koordinasyonunu arttırmış olursunuz.

Hem parmaklarınızı hem de zihninizi meşgul edecek bir hobi edinin. Mesela resim yapın, yazı yazın, boyama yapın ya da yeni bir puzzle’a başlayın. Olmadı tespih çekmek de sorunu çözebilir. Tespih biraz erkek işi görünse de bayanlar için yapılmış, harika modellerini bulmak mümkün. Çantanızda el kremi bulundurun ve parmağınızı çıtlatmak istediğinizde hemen çantanızda kremi çıkarın ve ellerinize sürün. Böylelikle hem elleriniz meşgul olacak hem de yumuşak ve nemli ellere sahip olacaksınız.

İleriki, hayatınızda ellerinizde titremelere meydan vermemek için bu alışkanlığı hemen yenmeniz gerekiyor. Ayrıca siz parmaklarınızı çıtlatırken yanınızda bulunan kişiler bu sesten rahatsız oluyorlarsa, onlar için de bir adım atmış olacaksınız. Bazı kişiler parmaklarının ucundan çekerek, bazıları ise ellerini yumruk yaparak ya da parmaklarını geriye iterek parmaklarını çıtlatırlar. Ama çıtlatma sesi hepsinde aynı çıkar. Sinir bozucu ve dayanılmaz. Bazılarımız ise parmak çıtlatmaya çalışsalar da sahip oldukları tombul parmaklar buna müsaade etmez. Kilolu olmanın güzel bir yanını da bulduk galiba, evet tombul bayanlar siz hiç denemeyin olmuyor.  Kendinize zarar veren bütün alışkanlıklardan kötüdür ve hepsinden kurtulmak gerekir. Size bu kutlu yollarda kolay gelsin. Hoşcakalın.

 

Afyon travestileri, Genel, travesti kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın