Travesti modelleri görmek için DNS Değiştir

Buradaki tüm modelleri görmek için şehirlere tıkla

Afyon travestileri, ankara travestileri, Antalya travestileri, arkadaş, Balıkesir travestileri, bodrum travesti, Bursa travestileri, empati, Genel, istanbul travestileri, İzmir travestileri, Kars travestileri, Kayseri travestileri, marmaris travestileri, travesti, travesti haber, travesti kuşadası, travesti siteleri kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sitemiz TAŞINMIŞTIR www.travestiiclalinsitesi.com

Sitemiz TAŞINMIŞTIR 

travesti siteleri zaman zaman link değiştire biliyor bu durumda yeni web sitelerimizi travesti iclalin sitesi (tıkla), isimli sitemiz den görebilirsiniz ya da Google’ye travesti iclalin sitesi yazarak yeni sitelerimizi orada görebilirsiniz. travesti iclal önceden Ankara travestileri arasında olan, daha sonraları ise İstanbul da yaşamaya başlayan, şimdilerde ise hayatının bazı zamanlarını yurt dışında, bazen de kara denizin bir bölgesin de geçiren makalisyen bir kişidir. tasarımla ve kodlama üzerine kendini geliştirmiş, kendine ait web siteleri ile travesti arkadaşlarımızı desteklemeye çalışan, normal yaşam süren bir arkadaşımızdır. Meraklılarına duyrulur.

Genel kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Duygularını içine atma!

Biliyor musun insan neden hasta olur? Biz de çok sevdiğim bir atasözü var derdini söylemeyen derman bulamaz. Evet aynen öyle sen derdini ne kadar çok içine atarsan dertler o kadar çoğalır ve bir irin gibi vücudunun bir yerinden patlak verir. Seni hasta eder. Eğer hasta olmak istemiyorsan dök içini. Sen dök içini sonra beraber toplarız demiş şair aynen katılıyorum. Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular gastrid, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar. Zamanla duyguların bastırılması kansere dönüşür. Öyleyse sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız. Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel bir terapidir! Hastalık sana ulaşsın istemiyorsan şimdi hemen bir karar vermelisin. Kararsız kişi güvensiz, endişeli, ve acılar içinde kıvranan birine döner. Kararsızlık endişeleri, sorunları ve catışmaları çoğaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir. Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanlarıdır. Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir. Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur. Kaderleri ilâç, hastane ve acıdır. Eğer hasta olmak istemiyorsan, çözümler bulmalısın. Üretmelisin kendi derdine devaları. Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler. Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat var olan en tatlı şeylerden birini üretir. Biz ne düşünüyorsak oyuz. Olumsuz düşünce hastalığa dönüşen negatif enerji üretir. Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır. Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar. Eleştirileri kabullen. Sen mükemmel insan değilsin bırak öyleymiş gibi rol yapmayı hem zaten kimse mükemmel değildir ki bu hayatta herkesin bir eksik yanı vardır. Senin de var saklamayı bırak dök ortaya önce kendin dalga geç eksiklerinle sonra gülüp geçmeyi öğren. Biz insanız hata yaparız. Kendine saygı duy ki başkaları da sana saygı duysun. Hoşça kalın.

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yüz okuma

Çinliler yüzyıllardır yüz okuma sanatını kullanarak detaylı karakter analizleri yapıyor ve pek çok hastalığı teşhis edebiliyorlar. Çin yüz okuma sisteminde yüz Yin-Yang’ın Taoist teorilerine göre yüz sekiz temel bölgeye ayrılıyor ve bu bölgelerin her biri vücudumuzdaki organların karşılığı oluyor. Yüz bölgelerindeki biçimlenmeler, renk ve doku değişimleri ise karşılık geldikleri organların ne kadar sağlıklı olduklarına dair ipuçları veriyor. Böylece kişilerin mevcut ve gelecekteki sağlık durumlarına göre değerlendirmeler yapılıp tedavi yöntemleri önerilebiliyor. Biz fallarla avuç okumayla uğraşaduralım adamlar bu işi çoktan çözmüşler. Mesela böbrek rahatsızlığı olan travesti bireyler daha iyi bilirler ama eğer kulaklarınız deri renginizden daha koyu ve kırmızı renkteyse şayet, bu durum da çok enerji harcadığınız anlamına geliyor. Gözlerinizin iç köşesi çukurlaşmış ve koyu mavimsi bir renk almışsa böbrekler alarm veriyor demektir. Göz altlarınız sürekli morsa yine bakacağınız organ karaciğer ve böbrekler olmalı. Yüzünüzdeki böbrek/karaciğer bölgesi koyu kahverengiyse ve bulanık bir görüntü arz ediyorsa, karaciğerinizin işlevi yavaşlıyor demektir. Bunun sebebi gerginlik, stres, öfke, yağlı yemekler veya alkol olabilir. Eğer bu görüntüye başınızın yan bölgesini kaplayan bir acı, çenede gerilme, kaşlar arasında uzunlamasına iki çizgi de eşlik ediyorsa, yağ ve hormonal dengeniz bozulmuş olabilir. Alnınızda lekeler çıkıyorsa aşırı süt ürünü tüketiyor olmalısınız hemen kesin. Bir çiftlikte yaşayan ve her gün süt ve süt ürünleri tüketen Bursa travestilerinden bir bireyde de aynı lekeler ortaya çıkınca doktora gitmiş ve karaciğerinin yağlandığını öğrenmiş. Ağız bölgesi, mide ve bağırsakların enerjisini gösterir. Yüzün aşağı bölgesi de karın bölgesine ilişkin işaretler verir. Beyaz noktalar veya deri altında kabarcık hissi ya da deri de oluşan lekeler bir tür mantar hastalığı olan maya enfeksiyonu, fazla şeker veya süt ürünleri kullanımına işaret eder. Çeneniz kırmızı ve şişkinse bu, organlarınızda yapısal bir zayıflık veya karın bölgenizde bir sıkışıklık olduğu anlamına geliyor. Alt dudağınız dışarıya çıkık duruyorsa kalın bağırsağın aşağı kesiminde uyuşukluk ve işlev yavaşlaması var demektir. Üst dudağınız çatlak, kırmızı ve köşede noktalar varsa bu, midenizdeki asitlenme, yanlış diyet nedeniyle de midenizde yanma olduğu anlamına gelir. Gözlerinizin iç tarafından yanaklarınıza doğru inen çizgiler başka bir bağırsak problemine işaret eder. Ağız çevresinde sarı renk çizgi veya dudakların renksiz oluşu sindirim enerjisinin zayıf olduğu, beslenme şeklinin değiştirilmesi gerektiği anlamına gelir. Yeşil renk, karaciğerin ana problem olduğu, çok ince dudaklar ise çalışma delisi bir karakteri gösterir. Sadece bedeninize yüzünüze bakarak hangi organınızda sorun olduğunu Çinliler sayesinde öğrenmek bu kadar basit inanmayan doktora gitsin eminim benim söylediğim gibi çıkacak. Sağlıkla kalın travesti İclal.

Bursa travestileri, Genel, travesti, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hayranlığımızı söylemekten korkmayalım

Diğer kişilerin kendilerine verdikleri değeri yükseltmenin ve kendilerini önemli hissetmelerini sağlamanın en önemli yollarından biri onlara olan hayranlığımızı dile getirmektir. Başardığı bir işten, bir şahsiyet özelliğinden veya sahip olduğu bir şeyden dolayı birine duyduğumuz hayranlık, onun kendisine verdiği değeri artırır. Hayranlık, insan ilişkilerinde en güçlü araçlardan biridir. Herkes iltifat edilmekten hoşlanır. Öyle değil mi çok güzel olduğunu söylediğiniz bir travesti birey bu söz karşısından sadece mutlu olur. Hayranlığı dile getirme yöntemini her yerde ve her durumda kullanabiliriz. Bu türlü davrandığımızda, karşımızdaki insanın kendisini daha da önemli hissedeceğini garantilemiş oluruz. Karşımızdaki insanın şahsiyet özelliklerine veya başka niteliklerine hayran olabiliriz. Dakiklik, cömertlik, azimlilik veya kararlılık gibi özelliklere sahip olan insanlara, bunlardan dolayı iltifat edersek, kendilerini değerli ve önemli hissetmelerini sağlamış oluruz. Diğer insanlar bu gibi niteliklerden dolayı bize itibar gösterip, hayranlıklarını dile getirdiklerinde, biz de kendimizi daha iyi hissederiz. Kişilerin sahip oldukları maddesel değerlere de hayranlık duyabiliriz. İnsanlar elde ettikleri maddi şeylere oldukça fazla duygusal yatırım yaparlar. Örneğin, evlerine aldıkları mobilyalara ve demirbaş eşyalara düşünce ve duygularını da katarlar. Onlara, evlerinin veya oturma odalarının ne denli göz alıcı olduğuyla ilgili iltifatlar yapmamız faydalı olur. Ben geçenlerde Bursa travestilerinden bir dostumun iğne oyası kolyesine bayıldım ve bu durumu onun yüzünde söyledim hatta bana da bir tane yapıp yapamayacağını sordum kolyesini beğenmem çok hoşuna gitti. Sanırım yakın zamanda bir kolye de bana örecek. İnsanlar aldıkları giysilere de aynı derecede düşünce ve emek verirler. Giydiği herhangi bir giysi veya aksesuarla ilgili bir hanıma yapacağımız iltifatların, kendisini kesinlikle iyi hissetmesini sağlayacağı kesindir. Aynı iltifatları giydiği giysileri, ayakkabıları ve kravatı ile ilgili olarak bir erkeğe yaptığımızda da aynı sonucu elde edebiliriz. Erkekler genellikle takacakları kravatla ve satın alacakları ayakkabı ile ilgili düşünce çabası sarf ederler. Hayranlığımızı dile getirdiğimizde hem şaşıracak hem de mutlu olacaklardır.

İnsanların başarmış oldukları güzel şeylere de hayran olabiliriz. Almış oldukları eğitim veya geldikleri mevkiyle ilgili olarak onlara iltifat edebiliriz. Kurdukları işlere veya başarmış oldukları başka herhangi bir şeye olan hayranlığımızı dile getirebiliriz. Bir kişiye dikkatimizi ve ilgimizi verdiğimizde “sana değer veriyorum ve seni önemsiyorum.” demek isteriz. Tam tersi bir davranış içerisine girdiğimizde ise: “Seni önemsiz buluyorum ve sana az değer veriyorum.” mesajını vurgularız. Karşımızdaki insana gösterdiğimiz dikkatli bir ilgi, onun kendisine verdiği değeri yükseltir. Tersi bir davranış ise, bu değer düzeyini düşürür, kayıtsızlığımız ise, onu kızgın ve savunmacı birisi haline getirir. Sevgilerimle travesti İclal.

Bursa travestileri, Genel, travesti, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bahar iksiri

Baharın da bir iksiri var ve hepimizin mutfagında öylece duruyor. İnanmakta zorluk çekmeyin kalkın oturduğunuz koltuktan bir zahmet mutfaga gidin. Hani o çekmecelerinizde sakladığınız otlar var ya çıkarın onları sen travesti Eylül stoklarına bir bak. Bir bardak sıcak suya, bir yemek kaşığı veya iki poşet kuşburnu çayı koyun. İçine üç adet karanfil, bir dilim limon koyup beş dakika demleyin. Hazırladığınız çayı süzüp ister soğuk ister sıcak için. Her ana yemek sonrası tüketin. Yanında da bir kivi yerseniz sağlığınız açısından harika olur. Bahar yorgunluğu sizden korksun artık. Siz gezip dolaşmanıza bakın. Baharda başınız deli gibi ağrıyor bir de değil mi? Onun da çaresi var bakın formül sizler Ankara travestilerinden bade’den geliyor. Yöntem bir; Boynunuzu ve omzunuzu hareket ettirerek ufak egzersizleri deneyin. Oturduğunuz koltuğun rahat olmasına önem verin. Geçmedi mi pes etmek yok. Yöntem ikiyi deneyin o zaman; sağ burun deliğinizi kapatın 5 dakika süreyle sol burun deliğinizden nefes alın. Bunu yapmak zihninizide açacaktır. Gelelim şu bahar yorgunluğu hiç geçmeyenlere siz sadece yediklerinizi kış modundan çıkarıp, bahar moduna geçirin yeter. Doğru beslenin bahar yorgunluğuna teslim olmayın! Bugünlerde kendinizi yorgun, mutsuz ve dikkatsiz hissediyorsanız bahar yorgunluğu yaşıyor olabilirsiniz. Bu durumun üstesinden gelmek için özellikle beslenmenizde bazı değişiklikler yapmalısınız. Böylece eski enerjinize kavuşabilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken unsurlar;

Düzenli olarak haftada üç gün, 45 dakika süreyle yapılacak tempolu yürüyüşü içeren aktif bir yaşam tarzının benimsenmesi şart.Bir tavsiye daha…Kuşburnu meyveleri, A, B1, B2, C, E ve K vitaminleri, özellikle fosfor ve potasyum elementleri gibi mineral maddeler bakımından oldukça zengin. 100 gr kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini bulunuyor. Etkin bir kan temizleyici, bağırsak yumuşatıcı, kurt düşürücü olan kuşburnu, C vitamini zenginliğinden ötürü vücuda sağlık ve canlılık veriyor. Kuşburnunu hala çekmecede arayan travesti dostum kalmamışsa çık bir zahmet aktardan veya en yakın marketten alıver. Ona da yorgunum deme yoksa bütün baharı evde pinekleyerek geçirmek zorunda kalacaksın. Neşeli baharlar travesti İclal.

ankara travestileri, Genel, travesti, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Verem yine can alıyor

Benim ilk defa eski Türk filmlerinden duyduğum ince hastalık yani verem sadece kavuşamayanların acıdan ölmesi diye öğretilmişti bizlere biz de sadece aşk hastalığı sandık. Oysa bu hastalık sessizce ilerleyip ciğerlerimize işliyor. Tüberküloz mikrobunun neden olduğu hastalık, dünyadaki en yaygın enfeksiyonlar arasında yer almaktadır. Solunum yoluyla bulaşan tüberküloz, vücudun her bölgesinde tutunabilmekle birlikte, en sık akciğerlerde görülür. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2014 verilerine göre; dünya nüfusunun 3’te 1’ine tüberküloz mikrobunun bulaştığı biliniyor. Mikrobun bulaştığı 9,6 milyon kişinin hastalığı geçirdiği bildirilirken, 1,5 milyon kişi tüberküloz ya da ilişkili rahatsızlıklardan dolayı hayatını kaybetmiştir. Böylesi sinsice yayılan ince hastalık aşılarla önleniyordu ama sanırım artan dünya nüfusu aşılı insan sayısını da etkiledi. Hastalık, en sık genç erişkin yaş grubunda görülmekle birlikte, her zaman ortaya çıkabiliyor. Mikrobun bulaştığı herkes tüberküloz hastalığını geçirmemektedir. Çocukken alınan tüberküloz mikrobu, bağışıklık sistemi tarafından baskılanabilmektedir. Uyku durumuna geçen ve çoğalamayan tüberküloz mikrobu daha sonraki yıllarda bağışıklık sisteminin bozulmasıyla alevlenebilmektedir. Hastalık genellikle sessiz başlangıç göstermekle birlikte, farklı belirtiler vermektedir. Özellikle göçmenlerin Ülkemize hızla giriş yapması ile birlikte artan bu hastalık benim de travesti bir dostuma bulaşmış. Sanırım aşıları tam olduğu için hastalığı kolayca atlatmış ama İstanbul travestileri bu kadar şanslı değiller çünkü her yerde göçmenlerle muhatap oluyorlar. Sizde de uzayan öksürük, balgam çıkarma, gece terlemeleri, zayıflama, değişken miktarda kan tükürme gibi belirtiler varsa hemen vakit kaybetmeden bir uzman doktora görünün. Bu işin şakası yok çünkü bulaşıcı olan bu hastalık sadece sizi değil yakınınızdaki insanları da tehdit ediyor. Solunum yoluyla bulaşan tüberküloz hastalığı; paylaşılan çatal, bıçak, kıyafet ya da yiyeceklerle yayılmamaktadır. Hastanın öksürerek veya hapşırarak ortama bıraktığı mikropların başkaları tarafından solunması, hastalığın bulaşmasına neden olduğu için öğrenci yurtları ve kışlalar gibi kalabalık yaşama alanları daha risklidir. Bağışıklık düzeyini yükseltmek için doğal beslenmek ve ani zayıflamalardan uzak durmak önemlidir. Lütfen kendinize dikkat edin çağın hastalığı kanser derken basit ve eski bir hastalık olan veremden muzdarip olmayın. Sevgilerimle travesti İclal.

Genel, istanbul travestileri, travesti, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İyi ki yaptınız

Bir kasabanın dört farklı mahallesi varmış. İstanbul‘un yedi tepesi gibi bu mahallelerden birinde keşke ciler, diğerinde evet ama cılar bir diğerinde ise yapacağım cılar ve son mahallede ise iyi ki yaptık cılar yaşıyormuş. Mahalle de tek mutluluk sesi tabi ki iyi ki yaptım mahallesinden geliyormuş. Evet ama’lar her zaman ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise”evet ama” diye yanıtlarlarmış. Yanıtları hep yanlış olurmuş. Suçu da başkalarına atmakta ustaymışlar. Yapacağım cılar ise; ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeye hazırlarlarmış ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yasamı ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş. Ne sıkıcı bir mahalle değil mi siz değerli travesti dostlarımın da böyle arkadaşları var mı? Aman varsa onlardan bir an önce uzaklaşın. Üçüncü mahallede yasayan ”KEŞKE” çilerin hayati algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin yapılması gerektiğini daima en iyi şekilde bilirlermiş ama… maalesef her şey olup bittikten sonra.”Keşke” cilerin de basları hep kanarmış, duvara vurmaktan. Ellerinden keşke demekten başka iş çıkmayan habire geçmişe dem vuran günü kaçıran keşkeciler sanırım yapacağım cılardan daha beter durumdaymışlar. Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel evlerin olduğu mahallede ise”iyi ki yaptım”lar otururmuş.”Keşke”ciler bu mahallede yürüyüşe çıkar, etrafa hayranlıkla bakarlarmış. ”Yapacağım”lar ”Keşke”ciler ile birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış.”Evet ama”lar ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş olmadığından, günesin erken saatte dogması gerektiğinden şikayet ederlermiş. ”İyi ki yaptım” mahallesinde ki insanların kusuru da beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin olmamasıymış. Bu yüzden yaşadıkları ortam her zaman güzel, düzenli ve huzurluymuş.   İyi ki yaptım cıların mahallesinde oturan Ankara, İstanbul, İzmir travestileri sizin tek sorununuz mazeretsiz olmanız olsun. Mazeret üreten insanlar maalesef yarınlara dair hayal bile kuramıyorlar. Bence hepimiz eşyalarımızı bile almadan hatta ardımıza bakmadan iyi ki yapmışım mahallesine taşınalım. Yaptıklarımızdan pişman olmayalım. Kendimizi kandırmaktan, başkalarını düşünmekten, dizlerimizi dövmekten vazgeçelim. Hadi bugün taşınalım bu mahallelerden güzel mahalleye azıcık da biz yaşayalım. Sevgilerimle travesti iclal.

Genel, istanbul travestileri, travesti, travesti haber, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Baharın müjdesi

Baharın en birinci müjdecisi herhalde havanın ısınmasıdır. Bana soracak olursanız çiçeklenen dallar açılan laleler ve çiçekler diye cevap veririm. Siz değerli travesti dostlarım sokaklarda ağaçlara bir bakın nasıl da çiçeklendi içimizi ısıttı.

Bahar demek; doğanın uyanışına şahit olmak, güneşin ısısını hissedip tişört  giymeye, çorapsız babetlere transfer olmak demek! Özetle, sizin içinde en güzel mevsim geldi mi? Çıplak kalmış ağaçların dallarını çiçeklerin bastığı, pıtrak gibi her bir noktadan renklerin size gülümsediği günler… Yenilenme günlerinde doğa kendini kış uykusundan uyandırırken bizlere de altın gülümsemesiyle enerjisini veriyor. Baharı hissettiren bu ayın popüler ağaçları, çiçekleri kimler mi? Duramayın bakın etrafınıza mesela İstanbul travestileri erguvanlar açtı değil mi? Mor-pembe çiçekli bu ağaç İstanbul’un simgesi olarak adlandırılıyor. Boğaz hattında sıra sıra açan erguvan ağaçları da baharda çiçekleniyor ve ardından da yerini kalp biçiminde olan yapraklara bırakıyor. Benim en sevdiğim çiçek ise saksılarda da yetişen aynı zamanda Ankara travestilerinden bir dostumun balkonu süsleyen yaprak döken manolya beyaz, pembe hatta mor olan çiçekleri tüm dalları kaplıyor ve heykelsi görünümüyle kendine hayran bırakıyor. Türlerine göre farklı çiçek yapısına sahip olan bu ağaç 10-15 gün çiçekli kaldıktan sonra yapraklanıyor. Bana baharı hatırlatıyor dediğimiz bir başka çiçek ise ‘Lale’! Bu çiçeğin soğanları havaların ısınmasıyla şehrin dört bir yanından uyanmaya başladı. Bazen o kadar sık dikilmiş oluyor ki bu çiçek, kendini sıradanlaştırıyor. Abartmaya gerek yok, siz siz olun bu çiçeği bahçenize dikerken grup halinde kullanmak isterseniz kontrast renkleri yan yana kullanın. Kırmızı ve mor gibi… Daha etkileyici bir görüntü yakalarsınız. Lale denilince yine İstanbul demeden geçemeyeceğim Belediyenin her yere diktiği o laleler baharda açınca içime bir neşe doluyor ki sormayın. Aşık olmak istiyorum şöyle sevgilimle laleler arasında dolaşmak. Çıplak dalları çiçek basmış gibi renklenen diğer ağaçlar ise; elma, armut, kiraz gibi meyve ağaçlarıdır. Sokakta yürürken beyaz, pembe çiçeklerden başınız dönebilir. Bahar ve arkasından yaz sağlığımız yerinde olsun daha çok kış ve bahar görelim. Sevgilerimle travesti İclal.

ankara travestileri, Genel, istanbul travestileri, travesti, travesti haber, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Zayıflama reçeteleri

İnsanlar her zaman daha güzel görünmenin peşinde koşmaktan hiç yorulmadılar. Önceleri sadece kulaktan duyma bilgilerle güzel olmaya çalışıyorduk oysa şimdi binlerce internet sitesinden binlerce ürün arasında hangisini alsak daha iyi olur diye düşünüp duruyoruz. Oysa Dünya Sağlık Örgütü bitkisel diye satılan pek çok ürünün bizleri öldürdüğünü açıkladı. Özellikle zayıflattığı ve cinsel gücü artırdığı iddia edilen ilaçlar, dünyada her yıl 1 milyondan fazla kişinin ölümüne neden oluyor… Yine bu örgüt verilerine göre internette satışa sunulan ilaçların en az yüzde 50’si sahte çıkıyor. Yaz ayları yaklaşıyor malum baharın başındayız herkesi daha fit ve daha seksi görünme telaşı sardı ve hemen bu ne olduğu belli olmayan ürünlerden almaya başladık. Görsel reklamlar, sahte sözde kullanıcı tavsiyeleriyle süslenen bu kampanyalara inanan insanlar ya sağlığını kaybediyor, ya da canını yitiriyor. Siz değerli travesti bireyler için de aynı şey geçerli değil mi? Daha güzel görünmek adına sağlığımızı tehlikeye atmaya hazırız. İnternetten aldığımız bu ürünler ve ilaçlar dozunda ve yerinde kullanılmazlar ise zehir gibi etki gösterirler. Bir şeyin zehir olup olmadığını belirleyen dozudur. Örneğin günde her insan ortalama 2 litre su içmelidir. Fakat bir insanın kısa sürede 10 litre su verilirse su zehirlenmesi, beyin ödemi ve kanda sodyum düşüklüğü nedeniyle ölüm ortaya çıkar. Bitkisel ilaçlar eczanelerde satılan ilaçlar gibi güvenli değildir. Bazı bitkisel ilaçlar ve çaylar masum değildir. Tütün de bitkisel bir üründür ama bilinen en kanserojen maddelerden biridir. Bu tür ürünler içlerinde ne olduğu bilinmeyen kimyasal bombalardır. Satılan ürünlerin içeriği belirtilenlerden oldukça farklı olmaktadır. Bu bitkisel ürünlerin nerede ve nasıl yetiştirildiği, yetiştirilme sürecinde ilaçlama yapılıp yapılmadığı, nasıl sulandığı ve daha sonraki aşamaların nasıl gerçekleştiği bilinmemektedir. Bu tür ilaç ve çayların içerisinde ekstra başka ürünler yer almakta, ruhsat alınmış olsa bile çok farklı maddeler eklenerek ilaçlar piyasaya sunulmaktadır. Daha geçenlerde Antalya travestilerinden birinin anlattıkları geldi aklıma Bursa’da yaşayan bir arkadaşı internetten sipariş ettiği bir ürün yüzünden ölümden dönmüş bu korkunç bir durum ama maalesef gerçekler böyle. Lütfen bu ürünlerden uzak duralım ve mutlaka reçeteli ve uzman doktorların tavsiyesiyle güzel olmaya kalkalım. Sağlık bu telafisi yok sevgilerimle  travesti iclal.

Antalya travestileri, Bursa travestileri, Genel, travesti, travesti haber, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Cemre mucizesi

Baharın müjdecisi ‘cemre’ önce havaya, sonra toprağa en son da suya düşüyor. Peki, cemre nedir, ne zaman düşer? Yanlış anlaşılmasın travesti Cemre’den bahsetmiyorum burada sadece gerçek olduğu düşünülen ama kimsenin görmediği bir doğa olayından bahsediyorum.

Cemre, ilkbahar başlangıcında yedişer gün arayla önce havada sonra su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışına deniyor. İşte cemrelerin düşme tarihleri; Birinci cemre havaya (19-20 Şubat),İkinci cemre suya (26-27 Şubat),Üçüncü cemre (5-6 Mart) toprağa düşer. İlk cemre geçtiğimiz günlerde havaya düştü. Anadolu halk takviminin, “çizgisel” takvime göre kutlanan doğum günlerinde de kendini göstermekte olduğunu biliyor muydunuz? “Örneğin, doğum gününü çizgisel takvime göre ’10 Kasım 1981’de doğmuşum’ şeklinde ifade edemeyenler, şafak sökerken doğmuşum, salı günü doğmuşum, doğduğumda ay 5 günlük hilalmiş, bademler çiçek açarken doğmuşum gibi kullanımlarla döngüsel takvime işaret ederler. Cemreler de doğanın gözlenmesiyle ortaya çıkan bir halk takviminin, döngüsel takvimin bir ürünüdür. Cemre kelimesinin Arapça olduğunun kabul edildiğini biliyoruz. En azından ben sözlüğe bakarak buldum. Kelimenin Türkçe karşılığının karşısında “ateş” veya “kor” kelimeleri geçiyor. Emek ki sıcaklık artışı ateş ve kor kelimeleri ile anlatılıyor çünkü cemre düşmesi havayı ısıtıyor. Cemrelerin düşmesi, Kasım Günlerinden Hızır Günlerine, bir başka ifadeyle kıştan bahara geçisin sembollerinden biridir. Halk takvimine göre, Kasım Günlerinin 100. günü yani miladi takvimde 15 Şubat geldiğinde artık kış hükmünü kaybetmeye başlar. Bunu halk ‘Geldik yüze, çıktık düze’ şeklinde ifade eder. Halk takvimine ve inanışına göre bu tarihten 5 gün sonra cemreler düşmeye başlar. 119 Kasımda yani 5 Mart 2016 Cumartesi günü üçüncü cemre toprağa düşecek ve toprağı ısıtıp kardelen, öksüz oğlan, çiğdem veya nevruz gibi ilk kır çiçeklerinin çıkmasını sağlayacaktır. Üçüncü cemre düşmesi ile birlikte o çok özlediğimiz bahara kavuşacağız. Baharı en çok bekleyen Mersin travestilerinden Bahar olsa gerek çünkü kış boyunca sürekli soğuk alğınlığı ile boğuştu. Nihayet baharla birlikte bir oh diyecek o da biz de yüzünü görmeyi özledik. Aynı durumda olan İstanbul, Isparta ve Erzurum travestileri de 5 Mart’ı iple çekiyorlar. Bahar demek yeniden doğuş demek öyleyse yeniden doğmaya hazır olun. Sevgi ve sağlıkla kalın travesti iclal.

Erzurum travestileri, Genel, Isparta travestileri, istanbul travestileri, Mersin travestileri, travesti, travesti haber, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hayata yön vermek

Hayatımıza bazen acı bir anın yol göstermesi başımıza gelen en kötü olayın hafızamızda yer bulması bizim onları hatırlamak istememiz ile ilgilidir.

Küçükken baharın ilk geldiği anı yaşayan, ağaçların çiçek açtığını gördüğü gün dedesini kaybeden biri, büyümesine rağmen her bahar ağaçlar çiçek açtığında depresyona girer çünkü bahar onda birini kaybetmek, onun acısını yaşamak demektir. Kaybetse de kaybetmese de fark etmez bilinçaltı kaybetmiş gibi onu depresyona sokar. Yola çıkıp geri dönemeyen yakınını kaybeden o kişi bilinçaltı, her yola giden birini eşini, çocuğunu hep kaybedeceğini sanır. Bundandır panik atak geçirmesi, bundandır onu yolun tutması, mide bulantıları. Bazen yaşadığımız şeyleri hafife alırız, geçti gitti zannederiz ama unutmayan bir yerimiz var. Sizin de en kötü anılarınız asla unutmadığınız bir yerlerde saklı değil mi sevgili travesti bireyler. Ona sadece hatırlatan bir şey olması yeterli olur. Hastalıkları bazen isteyerek, bazen istemeyerek ama her iki durumda da biz hayatımıza çekiyoruz. Gelin bugün bir değişiklik yapalım sağlığımızın frekansını yükseltelim. Sağlıkla şaka olmaz deriz ya çok doğru bir söz emin olun. Sağlığı bir dönem bozulan İstanbul travestilerinden bir travesti birey sadece inanarak tüm kalbiyle hayata tutunmaya devam edip hastalık kelimesini ağzına almayarak kurtuldu. Bu tip hastalıklarla ilgili, iyileşme için bilinçaltına inmek gerekiyor bazen, bazı hastalıklarla ilgili o kadar acayip, o kadar çarpıcı veriler çıkıyor ki gerçekten inanılmaz. Sadece kendinize hasta dedirtmek yerine geçici hasta dedirtin. Hastalık ve kötülük geçicidir ama ölüm gerçektir yalnızca acı çekerek ölmemek için hastalık kelimesini unutun sağlık, sıhhat, afiyet kelimelerini hafızanıza kazıyın.

Tüm hastalıklarımızı, acılarımızı bırakalım bir kenara. Sadece ve sadece şükredelim. Yürüyebiliyor musunuz? Bacaklarınız için şükredin. Sarılabiliyor musunuz sevdiğinize, kollarınız için şükredin. Görebiliyor mu gözleriniz ağaçları gözlerinize şükredin. Duyabiliyor musunuz kuşların seslerini kulaklarınız için şükredin. Hatırlayabiliyor musunuz sevdiğinizi ilk gördüğünüz anı, hafızanıza şükredin. Her organınız için ayrı ayrı şükredin sizi siz yaptıkları için. Size bu ana kadar koşulsuz hizmet ettikleri için. Göreceksiniz, siz teşekkür ettikçe, şükrettikçe, sağlığınızın frekansını yükselttikçe sağlığınızı hayatınıza daha çok çekeceksiniz. Sağlıkla kalın travesti iclal.

Genel, istanbul travestileri, travesti, travesti haber, travesti İclal kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın